cakal irki güvercinler

Makaracı ırklarımızdan biri de Çakaldır. Ülkemizde “Çakal” adı ile bilinen bu güvercinler, dünya üzerinde “Çakal Roller”, “ Roler”, “Rouleur de ” gibi adlarla tanınmaktadır. Eski kuşçuların “Nalbant” da dedikleri bu kuşları, eski dönemlerde Bursa’da çoğunlukla atlara nal çakılması işinde çalışan esnaflar yetiştirirmiş. Nalbant adı buradan geliyor. Ancak günümüzde kullanılan ve bilinen bir isim değildir. Çakal adı, bu kuşların renk olarak çakal (Canis aureus) benzemeleri nedeni ile bu kuşlara verilmiştir. Bu güvercinler gerçekten de kızılkahve (pas rengi) olurlar. Çakal adlandırması ülkemizde bu renge sahip diğer kuşlarda da örneğin kelebek ırkında da kullanılmaktadır. Bu durum kısmen bir karışıklığa neden olmaktadır. Bunun yanı sıra genel olarak kuşçularımız arasında Çakal ırkını, Bursa ırkının bir renk tipi gibi algılama eğilimi yaygındır. Gerçekten de bu iki ırk birbirinin renk tipi olabilecek kadar benzemekle birlikte temel bazı farklılıklara sahiptirler. TARİHİ GELİŞİMİ
Türk güvercin ırklarını tanıtan Almanca bir kaynakta da bu güvercinlerin 100 yıldır ülkemizde tanındığı belirtilmektedir. Çakal ırkının tarihi geçmişi ve özellikle de ne zamandır yetiştirildiği hakkında bir belgeye sahip değiliz. Bu konudaki bilgilerimiz eski kuşçuların söylediklerine dayanmaktadır. Söylenenlere göre bu güvercinler, Şehremini ve Kocamustafapaşa kuşları olarak da bilinmektedirler. Bu iki semt İstanbul Fatih’te birbirine komşudur. Bu kuşlar eskiden bu semtlerde yoğun olarak beslenirmiş. Eski adı Samatya olan Kocamustafapaşa semti İstanbul’da eskiden azınlıkların ve özellikle de Rumların yaygın olarak oturdukları bir semtti. Samatya adı Rumca olduğu için değiştirilerek sonradan Kocamustafapaşa adı koyulmuştur. Irkın kökeni ve ülkemize nereden geldiği konusunda kesin bir bilgi sahibi olmamakla birlikte, büyük bir olasılıkla Rumlar kanalı ile Balkan ülkelerinden ya da diğer Avrupa ülkelerinden yurdumuza gelmiş olabilirler. Bu bilgiler ışığında Çakal ırkının yurdumuzda İstanbul kökenli olarak geliştiğini ve yayıldığını söyleyebiliriz.
UÇUŞ ÖZELLİKLERİ
Çakal ırkımız ülkemizde yetiştirildiği bölgeler olan Marmara ve Trakya’da eskisi gibi fazla ilgi görmemesi sonucu giderek kaybolmaya yüz tutmuştur. Yurdumuzda bu bölgeler dışında zaten rastlanmadıklarını söyleyebiliriz. Bugün ne yazık ki korunması gereken ırklarımız arasına girmişlerdir. Performans ırlarımızdan biri olmasına karşın son dönemlerde daha çok renk ve şekline bakılarak alınıp satılmaya başlaması sonucu uçuş özellikleri gerilemiştir. Çakal ırkı uçuş özellikleri bakımından makaracı ırların bütün özelliklerine sahiptir. Son yıllardaki uçuş performansındaki gerilemeye karşın, aynı Bursa ırkı gibi uçar. Makara yapma ve uzun uçma özellikleri vardır. İyi bir Çakal 3-4 saatten aşağı uçmaz. Bu kuşların Ankara’daki tek yetiştiricisi olan Zeki Güleröz 1974 yılından beri aynı damarı koruyarak gelmektedir. Kendisinin kuşlarını uçarken seyrettim. Oldukça uzun uçtuklarına şahit oldum. Hatta geçenlerde ilginç bir olay yaşadık. Bursa ırkı ile birlikte akşamüzeri 17.00 de uçurduğumuz Çakallar, bir süre uçtuktan sonra nokta yüksekliğine çıktılar ve saat 20.00 gibi gözden kayboldular. Ancak dürbün ile izleyebiliyorduk. Saat 21.00 de hava karardı ve yaklaşık 20 kuşluk filo geri gelmedi. Kuşlar ertesi gün sabah havanın aydınlanması ile birlikte teker teker geri dönmüşler. Geceyi nerede nasıl geçirdiklerini bilmiyoruz.
FİZİKİ ÖZELLİKLERİ
Çakal güvercinleri dış görünüş olarak Bursa ırkına çok benzerler. Gagaları Bursa güvercinlerine göre biraz daha kısa ve incedir. Ayaklarda paça bulunmaz. Ayakların dirsekten aşağısı tüysüz olur. Tepelilik özellikleri yoktur. Kanatlar kuyruk üzerinde taşınır. Gözler açık çakırdır. Göz çevresi halkası biraz belirgin ve açık renklidir. Vücut olarak büyüklükleri Bursa kuşları ile hemen hemen aynıdır. Çakal ve Bursa arasındaki en belirgin fark, kuyruk telek sayısı ve kuyruk üstü yağ bezesi konusundadır. Çakallarda kuyruk telek sayısı 14 ve bazen de 16 olabilmektedir. Kuyruk üstü yağ bezeleri bulunmaz. Bursalar da ise telek sayısı 12 dir ve kuyruk üstü yağ bezesi bulunur. Kanatlarda ki beyaz teleklerde 7 ye 7 formu aranılan bir özelliktir. Kuyruk teleklerinde renkli tüy bulunmamalıdır. Kuyruğun alt ve üst kapakları düzgün biçimli ve renkli tüylerden oluşmalıdır. Kuşun renkli olan bölümlerinde ve özellikle karın altında ve kafa üzerinde beyaz tüyler olmamalıdır.
RENK ÇEŞİTLERİ
Bu güvercinlerin renk olarak sarı ve kırmızı olmak üzere iki tipi bulunmaktadır. Her tipin ise, akkuyruk ve akkanat akkuyruk olarak iki ayrı çeşidi vardır.
Sarı: Pas rengi olarak tanımlayabileceğimiz renkteki kuşlardır. Akkuyruk olanlarda kuyruk teleklerinin tamamı beyaz olur. Arada farklı renk tüy olmamalıdır. Akkuyruk akkanat olanlarında ise kuyrukla birlikte kanat telekleri de beyazdır. 7 ye 7 formu ideal kabul edilir. arada renkli telek bulunmamalıdır.
Kırmızı: Sarılara göre daha koyu tonlu olurlar. Kızıla yakın bir kırmızı renge sahiptirler. Akkuyruk olanlarda kuyruk teleklerinin tamamı beyaz olur. Arada farklı renk tüy olmamalıdır. Akkuyruk akkanat olanlarında ise kuyrukla birlikte kanat telekleri de beyazdır. 7 ye 7 formu ideal kabul edilir. arada renkli telek bulunmamalıdır.

Yazan: Yavuz İşçen

Resmin OrjinaL haLini Görmek için Burayı TıkLayınız.!

Resmin OrjinaL haLini Görmek için Burayı TıkLayınız.!

Resmin OrjinaL haLini Görmek için Burayı TıkLayınız.!

Resmin OrjinaL haLini Görmek için Burayı TıkLayınız.!

Resmin OrjinaL haLini Görmek için Burayı TıkLayınız.!


trabzon irkli güvercinler

Ülkemizde bulunan güvercin ırklardan sadece bir güvercin ırkı, “Çember Dövücü” olarak nitelendirilmektedir. Bu ırkımız, ülke genelinde “” adı ile bilinmektedir. ırkımız Dünyada “Anatolian Ringbeater” adı ile tanınır. ırkımıza bölgede yerel olarak başlıklı, tepeli anlamına gelen “Gugullu”, “Tek gugul” ve “Tepeli” gibi adlar verilmektedir. Doğu Karadeniz bölgemizde adını ilimizden alan bu ırk, tamamen bizim yerel ırkımızdır. Dünyada fazla bilinen bir ırk olmadığı gibi ülkemizde de fazla tanınmamaktadır. , Bayburt, Gümüşhane ve Erzincan illerimiz ve bu illere bağlı bazı ilçelerde ve özellikle Kelkit ilçesinde sınırlı sayıda yetiştiricide bulunmaktadırlar.
Çember dövücü ırklar genel olarak dünyada İngilizce “Ringbeater” ve Almanca “Ringschalager” adı ile tanınırlar. Bu ırkın dünyada bilinen üç tipi bulunmaktadır. Bunlar, Rhine Ringbeater (Almanya), Belgian Ringbeater (Belçika) ve Anatolian Ringbeater (Türkiye) adları ile dünya üzerinde bilinmektedirler. Ancak bu üç ırkında kökeni Anadolu’dur. Özetle Çember dövücü ırk dünyaya Türkiye üzerinden yayılmıştır. Anatolian Ringbeater olarak adı geçen ırk, bizim olarak adlandırdığımız ırktır. Bu ırka Avrupa’da pek rastlanmaz. Almanya’ya ilk kez 1980’li yılların başlarında götürülmüşlerdir. Ancak bu ırkı üzerinden Belçika ve Alman yetiştiriciler tarafından çeşitli kırmalar sonucu üretilmiş diğer iki ırk dünyada bilinmektedir. Bu ırklardan, Belgian Ringbeater olarak adı geçen ırk, bizim Bayburt olarak adlandırdığımız ırka çok yakın akrabadır ve bu ırktan türetilmedir. Almanya’da bulunan ve Rhine Ringbeater adı ile bilinen ırk ise, bizdeki iki ırktan yapılan kırmalar sonucu türetilmiş olup gene bizim ırklarımıza akraba ve benzerdir. Bu ırkların Avrupa’da geliştirilen ve “Speelderken” adı verilen bir de alt tipi bulunmaktadır. Speelderken ırkının kendine özgü renk yapılanması vardır. En dikkat çekici yanı sırtında beyaz renkli kalbe benzer bir yaması olmasıdır. ırkının düz renklerinin kendi aralarında çiftleştirilmelerinden Speelderken ırkına benzer yavrular alınmaktadır. Ancak bu yavruların sırtlarında kalp yaması bulunmaz.
Çember dövücü güvercinlerimizin ne zaman ve ne şekilde Avrupa’ya gönderildiği hakkında elimizde bir bilgi bulunmamaktadır. Bir çok güvercin ırkımızın dışarıya gönderildiği, Osmanlı Devletinin son dönemlerinde gönderilmiş olma ihtimalleri fazladır. Şimdi de bu ırkımızın kendilerine özgü davranış biçimlerini kısaca açıklamaya çalışalım.
ÇEMBER HAREKETİ
Çember Dövme : Çember dövücülük bir uçuş özelliği değildir. Erkek güvercinlerin dişilerine kur yaparken yerde sergiledikleri bir tür cinsel gösteridir. Özet olarak bu güvercinlerin oyunu havada değil yerdedir. Bu güvercinlerde oyun (çember dövme hareketi) genellikle erkek kuş tarafından sergilenir. Nadir olarak dişi güvercinlerin de oyun yaptığı gözlenebilir. Bu hareketler, dişinin yumurtlama öncesinde büyük bir yoğunluk kazanırlar. Ülkemizde başka hiçbir güvercin ırkında bulunmayan bu davranış şekli gerçekten çok ilginçtir. Önce erkek kur yaparak dişiye doğru yaklaşır. Kabararak dişisinin etrafında döner. Sonra tam dikine birden havaya doğru hızla fırlar. Bu fırlama sırasında yerden yarım metre ile iki metre arasında yükselir ve dişisinin üzerinden yarım daire çizecek şekilde bir tur atıp tekrar yanına konar. Sonra tekrar havalanıp aynı hareketi tekrarlar ve kur yapmayı sürdürür. Bu davranış şekli çember dövme ya da çember hareketi olarak adlandırılmaktadır. Bölgede bu hareket yerel olarak “kalkma” adı ile nitelenir. Erkek kuş havada iken kanatlarını hızla birbirine çarparak tok bir ses çıkartır. Dişi üzerinde havada kanat sesi çıkartılarak yapılan bu hareket genellikle 1–3 tur devam eder. Bazen 4–5 tur yapan kuşlara da rastlanmaktadır. Tur sayısı arttıkça kuşun değeri de yükselir. 4–5 tur atan kuşlar oldukça değerli kuşlardır. Çember dövme hareketinde belli bir yön bulunmaz. Hep aynı yönde olabileceği gibi sağlı sollu çeşitli kombinasyonlar şeklinde de görülebilir. Çember dövme hareketi sırasında erkek kuş genellikle yerden 50–100 cm. arasında yükselerek bu hareketi yapar. Bazen bu yükseklik 2 metreye kadar çıkabilir. Çember dövme hareketi sırasında bu ırklarda rastlanan iki davranış biçimi daha bulunmaktadır. Bu davranışlara “ Yalpa” ve “Takla” adı verilmektedir.
Yalpa : Çember dövme hareketi sırasında kuş dişisinin üzerinde yarım daire şeklinde bir tur atarken turunu tamamlamaz ve birden döndüğü yönün tam tersi yöne doğru şiddetli bir biçimde kendini atar. Bu hareket yalpa olarak adlandırılmaktadır. Yalpa hareketini 1-2 metre yükseklikte yapan güvercinler daha değerli olarak kabul edilirler.
Takla : Çember dövme hareketi sırasında erkek kuş bazen aynı taklacı güvercinlerde olduğu gibi takla atabilir. Takla sayısı bir bazen de iki tane olabilmektedir. Nadir olarak rastlanan takla hareketi dişinin en çok 1 metre kadar üzerinde gerçekleşir. İşin ilginç yanı bu güvercinlerin taklacı özellikleri yoktur ve bu takla atma olayını daha çok çember dövme sırasında yapabilirler. Uçurulduklarında takla atma tarzları genellikle bulunmaz.
RUS ÇARININ DA YETİŞTİRDİĞİ BİR IRK
Bu güvercinlerin kanat sesleri çok fazladır. Çember dövücü ırklarda görülen çember dövme, yalpa ve takla şeklindeki üç özellik, aynı kuşta aynı anda bulunabileceği gibi ayrı ayrı da bulunabilir. Ancak yalpa yapan kuşlar, çember dövme hareketini de mutlaka yaparlar. Çember dövücü ırkları bu hareketlerini yaparken izlemek çok değişik bir duygudur. Hatta Çarlık Rusya’sında, Çarın gelen misafirlerini eğlendirmek amacı ile bu kuşlardan ve başka güvercin çeşitlerini sarayının bahçesinde yetiştirdiği söylenmektedir. İyi bir gösteri izleyebilmek için güvercinlerin dişi ve erkeğinin önceden ayrılmaları gerekir. Ayırma süresi 3-5 günü ya da 1 hafta kadar olabilir. Bu süre içinde eşler birbirlerine hiç gösterilmezler. Eğer ayrılma dönemi yumurtlama dönemine gelmişse kuşlar daha iyi oyun sergilerler. Oyun öncesi dişi kuş kanatları bağlanarak yere bırakılır. Daha sonra eşi yanına bırakılır ve oyun başlar. Yetiştiriciler bazen rekabeti artırıp daha iyi bir oyun seyri yakalayabilmek için tek bir dişinin yanına 2-3 erkek kuş bırakabilirler.
FİZİKİ ÖZELLİKLERİ
Bu güvercinlerde çift tepe görülmez. Sadece takka olarak adlandırdığımız arka tepe vardır. Ancak bu güvercinlerin takkası enseden başlayıp kafanın üzerine doğru bir taç gibi uzanır ve kulaktan kulağa kadar bütün boyunu sarar. Tepenin boyna doğru bitim yerinde “Gül” denilen bir yapılanma bulunur. Bu gül kuşun tepesine ayrı bir güzellik katar.Vücut olarak orta büyüklükte ve hatta biraz irice olan bu güvercinlerde kafa düzgün yuvarlaktır. Gaga normalden biraz büyük ve kalındır. ’da “guduk” adı verilen gaganın rengi, genellikle açık renk olup “mum gaga” tabir edilen şekilde beyaz, sarı ve kahverengine yakın bir tondadır. Ancak siyah renk gagalı olanlarla, açık renk olup üzerinde siyah lekeli olanlarına da rastlanır. Gözler orta büyüklüktedir ve göz çevresi halkası belirgin değildir. Belirgin olan güvercinler daha çok tutulurlar. Göz rengi, kuşun rengine göre değişiklik göstermektedir. Genellikle sarı ve açık göz rengi yaygındır. Ancak beyaz renk kuşlarda koyu tonda gözlere rastlanır. Daha nadir olarak görülen koyu tonlu gözler, genellikle kırmızı ve siyah olmaktadır. ve Kelkit yöresi kuşlarda göz rengi daha çok sarı tonlardadır. Erzincan kökenli kuşlarda ise açık renk gözler daha dikkat çekicidir. Beyaz göz rengi genellikle tercih edilmez. Ayaklara açık kırmızı renkte olup paçasızdırlar. Dirsekten aşağısında tüy bulunmaz. Tırnaklar genellikle beyazdır. Kanatlar kuyruk üzerinde taşınırlar. ırkımız uçucu bir güvercin ırkı değildir. Tamamen form ve çember özelliği nedeni ile yetiştirilmektedir. Çember hareketi sırasındaki kanat çırpmalar nedeni ile kuşun dış telek tüylerinde zaman zaman yıpranmalar gözlenebilmektedir. Uçurduğunda hemen konma eğilimindedir. Çatıda dolaşarak vakit geçirmeye bayılır. Oldukça kızgın (azgın) bir yapısı vardır. Yavru bakımları iyidir. Ancak kızgın yapılarından dolayı yavruların daha büyümesini beklemeden yeniden yumurtlama eğilimindedir. Yuvalarına bağlıdırlar, farklı yuvalara gitme eğilimleri bulunmaz. Yuva içinde ele gelme tarzları yoktur. Ürkek bir yapıları bulunmaktadır.
RENK ÇEŞİTLERİ
Arap: Tamamen siyah renklidir. Açık ve koyu tonları bulunmaktadır.
Beyaz: Süt beyaz renktedir.
Mor: Mora yakın kırmızı tonlarıdır. Koyu kahverengi
Hoppalı Mor: Koyu bir gök rengine sahiptirler. Kanat üzerleri kırmızı şeritlidir. Bazen şerit renkleri koyu kahverengi olabilir.
Kara Mor: Siyah renkli olup kanat üzerleri kırmızı pulludur.
Gri–Kahverengi: Kanatlarının üzerinde iki sıra şerit (Kemer) bulunur.
Gri–Siyah: Kanatlarının üzerinde iki sıra şerit (Kemer) bulunur. Bu renk güvercinlere yerel olarak “Kayapa” adı verilmektedir. Bu kuşların gagaları siyah olur. Renk olarak yabani güvercine benzer.
Gri–Koyu Kahverengi: Kanatlarının üzerinde iki sıra şerit (Kemer) bulunur. Şeritleri gri renktir.
Kırmızı: Kanatlarının üzerinde kemer bulunmaz. Şeritsizdir. Daha az tercih edilen bir renktir.
Sarı: Biraz mat tonlara sahip değişik tonlarda sarı renklidir.
Butlu: Kahverengi kiremit rengidir. Ancak aralarda beyaz renk tüyleri bulunur.
İsli: Renk olarak şehir güvercini (Columba livia) gibidir. Daha az tercih edilen bir renktir.
RENK SIFATLARI
Bu renklerin yanı sıra bazı güvercinlerin göğüslerinin önünde “Yıldız” adı verilen bir beyazlık bulunur. Yıldızlı güvercinler ile, kuyruk telekleri ortasında beyaz telekler olan güvercinler (Akkuyruk) daha makbul olarak kabul edilirler. Ancak renk olarak beyazla karışmış şekilde olan güvercinler (Alaca) tercih edilmezler. Bu güvercinlerin renkleri sade olmalı ve kuşun vücudunda beyazlıklar bulunmamalıdır. Alaca olanlarda, kanat telekleri genellikle beyaz olmaktadır. Göğüslerinde ise beyaz yama bulunmaktadır. Kuşun diğer yerleri kendi renginden olur. Gaga üzerindeki beyazlık ise “Nişan” olarak adlandırılmaktadır.
NOT: ırkı ile ilgili olarak görüşlerinden yararlandığım ve bu ırka ait çektiği fotoğrafları benimle paylaşan ’dan değerli yetiştiricimiz Hacı Abi ye teşekkür ederim.
Yazan: Yavuz İşçen
boletus@mynet.com
Fotoğraflar : Hacı Abi