Jack Russell Terrier


Temel Özellikleri
Fox Terrier’e (tilki terrieri) benzer. Cesur, ÅŸen, fedakar ve itaatkar bir köpektir. yeterli egzersiz imkanı saÄŸlandığında apartman hayatına da uyum saÄŸlar. Ev içinde oldukça hareketlidir.

19. Yüzyıl’da yaÅŸadığı şöhret döneminden ve Parson Jack Russel’in ölümünden sonra köpek severler tarafından fazla kabul görmemiÅŸ ve zamanla unutulmuÅŸtur. Bununla birlikte İngiltere’de hala mükemmel derecede saf köpekler bulunmaktadır.

Neler Yapar?
Bütün küçük terrierler gibi inindeki küçük hayvanları avlamak için kullanılır. Yeteneği ve hızı ona özellikle değer kazandırır. çok dar geçitlerden bile geçebilir. Daha sonra o da, diğerleri gibi insana eşlik eden köpek sınıfına katılmıştır.

hareketli ve yaşam dolu bir ırktır. Gözü pek ve kesinlikle korkusuzdur. Oyun oynamaya bayılır. Onu kızdırmayan ya da vurmayan çocuklarla arası iyidir. çok zekidir; ancak inatçı ve başına buyruktur. Eğitimi güç olabilir.

Jack Russell diğer köpeklere karşı saldırgan olabilir. Bu nedenle yavruyken çok iyi sosyalleştirilmelidir. Bazıları bu nedenle başka köpeklerce öldürülmüştür. Güçlü bir av güdüsüne sahiptir ve diğer küçük ev hayvanları ile güvenilmemelidir. Kovalamaya ve keşfetmeye bayılır. Tasmasız serbest bırakılmamalıdır.

Jack Russell kazmayı ve havlamayı sever. Yeterince meşgul edilmezse huzursuzlanır ve eşyalara zarar verici olabilir.

Kökeni
Bu cins, büyük bir köpek yetiÅŸtiricisi ve tanınmış bir köpek sever olan İngiliz Din Adamı Parson Jack Russell tarafından 1800′lerde yetiÅŸtirildi.


Japon Chin


Temel Özellikleri
Efendisine son derece bağlı, uysal, duygulu, zeki ama yabancılara karşı huysuz bir köpektir. Evde uyuması gerekir. İyi huylu, fakat kesin ısırma eğilimlidir.

Neler Yapar?
İnsana eşlik eden bir köpektir. Kolayca hastanabilir.

Kökeni
Muhtemelen Korelidir. Daha sonra Japonya’da geliştrilmiş ve 1700 yılında Avrupa’da yaygınlaştırılmıştır.1853’de Kraliçe Victorya’ya armağan edildiğinde şöhretinin zirvesine ulaştı.


Kangal

Temel Özellikleri
Zeki, kolay eğitilen, çocuklara karşı sabırlı, azarlanmaya karşı duyarlı, sevilmek isteyen, yaşadığı yeri sahiplenen bir köpektir. Yabancılara karşı kuşkucudur, bu nedenle güvenli ve çitlerle çevrili bir alanda ya da koruyucusu olduğu sürüsüyle birlikte açıkta yaşamalıdır.

Neler Yapar?
Savaşta ve avda yüzyıllar boyunca savaş köpeği olarak kullanıldı. özellikle kurtlara karşı verdiği başarılı savaşlarla tanınır. Bir çoban köpeği olarak yorgunluktan ve kötü hava koşullarından etkilenmez. Günümüzde bekçi köpeği olmanın yanı sıra çoban köpeği olarak da kullnılmaktadır.

Tarihçesi
çok eski çaÄŸlardan beri Küçük Asya’da (Anadolu) yaÅŸar. Türk bekçi köpeÄŸi olarak da bilinir. 1968′de Amerika BirleÅŸik Devletleri’ne götürülmüştür.

- - -

özel
‘ın tarihçesini araÅŸtırdığımızda en küçük bir belgeye rastlayamadık. köpeÄŸi hakkında çeÅŸitli rivayetler söz konusudur. Bir rivayete göre M.ö. Asurlular ve Babilliler zamanında türediÄŸi, aslan ve kaplan gibi vahÅŸi hayvanlara karşı korunmak, savaÅŸlarda yararlanmak amacıyla büyük bir özenle yetiÅŸtirildiÄŸi anlatılmaktadır.

Bu köpeÄŸin çok rahat bir ÅŸekilde aslanı maÄŸlup ettiÄŸi söylenmektedir. İkinci bir rivayete göre, Hint mihracesinin Osmanlı padiÅŸahına (Yavuz Sultan Selim veya 4. Murat’a) bir köpek hediye etmesiyle baÅŸlamaktadır. Sarayda bulunan ve aslanla bo—güs—an bu köpek aslanı öldürüyor. Böylece padiÅŸahın nazarında büyük bir ilgi görüyor. Osmanlı ordusu doÄŸu seferine geliÅŸinde DeliktaÅŸ dolaylarında köpeÄŸin kaybolduÄŸu ve bütün aramalara raÄŸmen bulunamadığı, Kangaldaki köpeklerin bu köpeÄŸin soyundan türediÄŸi rivayetler arasındadır.

17.Yüzyılda Evliya çelebi Seyahatnamesinde aslan kadar kuvvetli olarak tarif ettiÄŸi bu köpeklerden bahsetmektedir. Osmanlı İmparatorluÄŸu kurucularının bu köpeÄŸi beraberlerinde Anadolu’ya getirdikleri ve Osmanlının Avrupa’ya yayılmasıyla —cög—u Avrupa çoban KöpeÄŸinin de bu ırktan türediÄŸi sanılmaktadır. Osmanlı İmparatorluÄŸu dönemi arÅŸivlerinde, köpeklerinden bahsedilmekte pedigrili yetiÅŸtiriciliÄŸi yapıldığı bahsedilmektedir. çoban Köpeklerinin bu kadar eskilere dayanan tarihi geçmiÅŸten günümüze kadar ırk özelliklerini bozmadan gelebilmesini, geçimini koyunculuktan saÄŸlayan çiftçilerin en güvenilir dostu olmasına ve Dünya köpek ırkları arasında kurtlara karşı koyabilen tek köpek ırkı olmasına baÄŸlanmaktadır. köpekleri en zor iklim ve çalışma ÅŸartlarında verilen görevi cani pahasına yerine getirirler. Bakım ve beslenme ÅŸartları diÄŸer köpek ırklarına göre daha basit ve ekonomik olması ırkı köpek neslinin devamını saÄŸlamıştır.

Ek 1
Dünyada emsali görülmemiş bir köpek türü olan çoban köpekleri, Türkiye’de ve yabancı devletlerde haklı bir üne sahiptir. özellikle İngiltere ve Amerika’da bu köpekleri sevenler tarafından dernekler kurulmuş, yarışmalar yapılmıştır. Ne acıdır ki yabancı devletlerin göstermiş oldukları ilgiyi, bizler maalesef son on-on beş yıldır göstermekteyiz.

çoban Köpekleri çok cesur, gayet hızlı ve çeviktirler. Kadın ve çocuklara karşı gayet muhlis, kötü niyetli kişilere karşı son derece caydırıcı bir silah olan köpekleri çok zeki, ön sezileri kuvvetli ve sahibine aşırı bağlıdırlar. Sahibi tarafından azarlandığı zaman suçlu bir çocuk gibi başını öne eğer,sahibinin gözlerine mahsun mahsun bakarak af edilmesini bekler. Hislerini yalnız hal, hareket, mimik ve jestlerle değil çıkardıkları çeşitli tonlardaki havlamalarla belli ederler.

çoban Köpekleri görevlerine çok sadıktırlar şöyle ki; dağda sürüden ayrılan veya geride kalan koyunun başından günlerce aç ve susuz bekledikleri çiftçileri tarafından anlatılmaktadır. çoban Köpeğine sahip çiftçilerin en büyük gurur kaynağı köpeklerinin kurt boğmalarıdır. Kurt boğan köpeğe sahip olmak onlar için bir ayrıcalık ve övünç kaynağıdır.

Yüzyılların ihmaline rağmen ne ırk vasıflarından ne de yüksek ruh yapısından en ufak bir taviz vermemiştir. Kan asaletine çok bağlıdır. Doğuda serbest iken bile başka bir karnivorla çiftleşmesi mümkün değildir. 1975 yılında askeri amaçla eğitime alınmış ve asırlardır bu yönde eğitim gören köpek türlerinden çok daha yetenekli olduğunu kanıtlamıştır.

Ek 2
köpekleri topluca kurt boÄŸdukları gibi tek baÅŸlarına da kurt boÄŸabilirler. EÄŸer köpek tek başına kurt boÄŸmuÅŸsa genellikle günlerce yerinden kalkamaz . Zira hem yaralı olur hem de gösterdiÄŸi üstün efordan dolayı aşırı yorgun olur. Yarasının —cög—u tırnak yarasıdır. Kurdu boÄŸmak için altına aldığında yaraların —cög—u karın bölgesindedir.

Kurt arka ayağının tırnaklarıyla üstündeki köpeği kaldırıp atmaya çalışırken yaralar. Kurdun arka ayak kasları çok kuvvetlidir. Kurdun açmış olduğu diş yarası ise bıçakla kesilmiş gibidir. köpeği kurdu çok süratli kovalar ve yetiştiği zaman bazen yan taraftan süratli döş vurur, bazen de rastgele arkadan da çarpar. Bu çarpışma sırasında haliyle kurtta köpekte yıkılır. Sonra her ikisi birden kalkmaya çalışır.

Eğer köpek kurttan evvel kalkarsa, hemen kurdun boğazından tutar ve ölünceye kadar bırakmaz. Fakat kurt daha evvel kalkarsa bu kovalamaca devam eder. Eğer köpek iki veya daha fazla ise kurt kalkmadan köpeğin öbür eşleri kurdu boğarlar.

Bu köpekler kurdun ölüsüne kulağını dayayarak dinler ve en ufak bir harekette yeniden boğarlar. Bu anda köpeklerin sahibi dahi gelse o hırsla hücum edip kurdun ölüsünün yanına yaklaştırmazlar. Bu olaydan birkaç saat sonra köpekler uysallaşırlar ve boğazlarına kaçan kurdun kılları dolayısıyla öksürmeye başlarlar. Bunun için köpeklere hemen bir koyun kesilir ve koyunun kuyruğu yedirilir. Böyle bir olaya tanıklık etmek ve böyle bir köpeğe sahip olmak sahibi için övünç kaynağıdır.

Ek 3
Sadakati, cesareti ve dost canlısı karakteriyle gerek Türkiye’de gerekse İngiltere, ABD ve Kanada baÅŸta olmak üzere tüm dünyada haklı bir üne sahip olan çoban köpeklerinin deÄŸeri özellikle 1970′li yıllardan sonra anlaşılmaya baÅŸlanmıştır. özellikle İngiltere ve Amerika’da koruma dernekleri oluÅŸturulmuÅŸ; ülkemizde ise bu özen ancak son yıllarda gösterilmeye baÅŸlanmıştır.

çoban köpekleri ülkemizde ilk kez 1970′li yıllarda Gemlik’te askeri amaçlı köpek eÄŸitim programına alınmıştır. EÄŸitim programının sonucu hakkında farklı kaynaklar farklı bilgiler vermektedir. Bir bölümü, eÄŸitim programı sonucunda, çoban köpeklerinin, yıllardır bu yönde eÄŸitim gören köpeklerden çok daha yetenekli olduÄŸunun ortaya çıktığını söylerken; bir bölümü ise, eÄŸitim sürecinin istenilen sonucu vermemiÅŸ olduÄŸunu ve eÄŸitimlerinin sınırlı tutulmasına karar verildiÄŸini söylemektedir. Kaynaklardan hangilerinin daha güvenilir sonuçlar içerdiÄŸini bilemiyoruz; ancak ikinci varsayımın doÄŸruluÄŸu halinde dahi, zeka seviyeleri diÄŸer köpeklerden az olmayan bu köpeklerin eÄŸitimlere yeterli cevabı vermemiÅŸ oluÅŸunu iki etmene baÄŸlamak bizce mümkündür:

çoban köpekleri tüm insancıllıklarına ve güçlü sorumluluk duygularına rağmen, geçmişten beri süregelen yaşam biçimlerinden ve genel karakter özelliklerinden kaynaklı olarak özgürlüklerine son derece düşkündürler. Ayrıca, çok gururlu olan köpeklerinin, sürekli emirlere itaat etmesini ve bir anlamda köle-sahip ilişkisini benimsemesini beklemek kanımızca onlara haksızlık olur. Bizim gözlemlerimize göre, çoban köpekleri bir çok komutu kolaylıkla öğrenmekte; ancak yalnızca istedikleri zaman bu komutlara uymaktadırlar. Fakat zaten içgüdüleri çok güçlü olan köpekleri, önemli durumlarda genellikle ne yapması gerektiğini herhangi bir komuta gerek duymaksızın bilmektedir.

İkinci bir faktör ise, eÄŸitimin verildiÄŸi saatler olabilir. Koruma köpeÄŸi olarak yetiÅŸmiÅŸ oluÅŸundan dolayı performansı geceleri maksimum seviyede olan, ancak gündüz saatlerinde, hele de öğlenleri minimuma inen çoban köpeklerine, araÅŸtırdığımız kaynaklarda yazdığına göre, eÄŸitim hep gündüz verilmeye çalışılmıştır; ki dediÄŸimiz gibi performansının en düşük olduÄŸu zaman dilimidir gündüz…

Yine 1970′li yıllarda yurtdışına götürülmesiyle de önemi anlaşılmaya baÅŸlanmış ve Anadolu köylüsünün yıllardır sadık dostu olan, ancak özellikleri geniÅŸ çevrelere yayılamayan çoban köpekleri tüm dünyada tanınmaya, Türk ve dünya basınında yer almaya baÅŸlamıştır.

Tüm yeteneklerine karşın yine de çok sakin ve mütevazı bir görünüme sahiptir. Mimikleriyle, hal ve hareketleriyle ve hatta havlama şekilleriyle, üzüntüsünü, sevincini, kızgınlığını çok rahat ifade eder. Fazlasıyla hassastır. Kendisine kızıldığını anladığında, başını öne eğer, mahzun mahzun bakmaya başlar. Pek kaprislidir; bazen keyfi tekrar yerine gelsin diye uzun uzun onunla konuşmak, kendisine neden kızıldığını anlatmak bile gerekebilir.

üzüldüğünde yemeğini yemez, durgunlaşır, sürekli mahzun bir ifade olur yüzünde.

Kendileriyle ilgili konuşurken dikkatli olmak gerekir. övüldüklerini veya yerildiklerini gayet iyi anlarlar. Son derece kıskançtırlar ve gözlerinin önünde bir başka köpeğin sevilmesine hiç dayanamazlar.

özellikle son yıllarda evlerinde bekçi köpeği olarak besleyenlerin sayısında büyük artış olmuştur. Bunda en çok çoban köpeğinin aile bireylerine karşı son derece sevecen, kadın ve çocuklara karşı çok uysal oluşu etkilidir. Ayrıca koku alma duyularının da diğer köpek türlerine göre daha güçlü olduğu söylenmektedir.

çobanlar için önemi ise, esas olarak, çoban köpeklerini, diÄŸer bütün sürü koruma köpeklerinden üstün kılan özelliklerinden kaynaklanır. DiÄŸer sürü koruma köpekleri kurt için yalnızca caydırıcı özellik gösterirken, yalnızca çoban köpeÄŸi kurdu öldürebilme özelliÄŸine sahiptir. Kurda karşı erkek ve diÅŸi köpek ortak çalışıp birbirlerinin eksikliklerini kapatırlar. DiÅŸi köpek daha hızlı ve çeviktir; erkek ise daha güçlü… Bo—güs—urken esas olarak göğüs darbeleriyle düşmanlarını sersemletip savunmasız duruma getirirler. Elbette ki, kurt boÄŸan bir köpeÄŸe sahip olmak çobanlar tarafından bir gurur kaynağı olarak görülmektedir. Ancak kurt boÄŸmasının yanı sıra, sürü koruma köpeÄŸi olarak birçok baÅŸka yeteneklere de sahiptir.

çok hızlı koşarlar ve çok çeviktirler. Yaklaşık 200 başlık bir sürüyü korumak için yalnızca bir erkek ve bir dişi yeterlidir. Görevlerine çok bağlıdırlar. Sürüdeki hayvanların sayısını bilirler ve dağda kaybolan, sürüden ayrılan, geride kalan koyunların başında günlerce aç ve susuz bekledikleri çobanlar tarafından anlatılmaktadır.

Doğada çok zorda kalmadıkça başka köpeklerle çiftleşmeyi kabul etmezler. Hatta kardeşlerin de genellikle çiftleşmediği bilinmektedir. Bu özellikleri, yüzyıllardır ihmal edilmiş olmalarına ve değerlerinin yeni anlaşılmaya başlamış olmasına rağmen, genel karakter özelliklerini yitirmemelerini ve saflıklarını büyük ölçüde korumalarını sağlamıştır.

Ek 4
Yüzyıllardır Anadolu insanının cesur, zeki ve bir o kadar sadık dostu olan çoban köpeklerinin tarihçesi hakkında çok kesin bilgilere ne yazık ki ulaşılamamaktadır.

çoban köpeÄŸi yüzyıllar boyunca Anadolu’da çobanların yanında sürüyü her türlü tehlikeye karşı korumuÅŸ olan bir köpek türüdür. GeçmiÅŸiyle ilgili üç ayrı varsayıma ulaÅŸabildik.

Asurlular ve Babilliler döneminde ortaya çıktığı ve aslan gibi vahşi hayvanlardan korunmak için kullanıldığı ileri sürülmektedir.

İkinci bir varsayıma göre; çoban köpeği bir Hint mihracesi tarafından Yavuz Sultan Selim veya IV. Murat olduğu tahmin edilen Osmanlı padişahına hediye olarak getirilmiştir. Bu köpeğin aslanı öldürmesi, padişahı çok etkilemiş ve padişahın bu köpeğe çok değer vermesini sağlamıştır. Ancak Osmanlı ordusuyla birlikte gittiği doğu seferinde, Deliktaş civarlarında köpek kaybolmuş ve tüm aramalara rağmen bulunamamıştır. çoban köpeklerinin bu soydan geldiği söylenmektedir.

üçüncü bir varsayım da; Evliya çelebi’nin Seyahatname’sinde bahsedilen köpek hakkındadır.Evliya çelebi, ‘aslan kadar kuvvetli’ diye tanımladığı bir köpekten bahsetmektedir. Osmanlı’nın kurucularının bu köpeÄŸi kendileriyle birlikte Anadolu’ya getirdikleri tahmin edilmektedir. Yine bu varsayıma göre, Osmanlı’nın Avrupa’ya yayılmasıyla birlikte, bu köpek de Avrupa’nın çeÅŸitli yerlerinde bulunmuÅŸ ve birçok Avrupa çoban köpeÄŸi de bu ırktan türemiÅŸtir.

Bu varsayımlar dışında bilinen bir olgu, çoban köpeÄŸine Osmanlı İmparatorluÄŸu döneminde çok önem verildiÄŸi ve pedigrili olarak yetiÅŸtirildiÄŸidir. Bu dönemde çoban köpeÄŸi Osmanlı İmparatorluÄŸu’nda genellikle saray eÅŸrafı ve İmparatorluÄŸun ileri gelenleri tarafından yetiÅŸtirilmiÅŸtir. Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun çöküşünden itibaren ise, pedigrili yetiÅŸtiricilik kaybolmuÅŸtur.

Asıl köpek türü, yani Latince ismiyle ‘canis familaris’, kendine özgü birtakım karakter özellikleri taşımaktadır. Sadakat gibi, cesaret gibi, güvenilirlik gibi… Ne yazık ki, çakal, kurt gibi dış görünüş itibariyle köpeÄŸe benzeyen; ancak karakter yapısı itibariyle yukarıdaki özelliklere sahip olduÄŸu tartışılır olan hayvanlarla yüzyıllar boyunca çiftleÅŸtirilen köpeklerin saflıkları bozulmuÅŸ, insanın gerçekten iyi dostu olan köpeklerin genlerinden gelen karakter özellikleri baÅŸlangıçtaki niteliklerini kaybetmeye baÅŸlamıştır. Bu bilinçsiz çiftleÅŸtirme olgusundan kendini koruyabilen ender köpek türlerinin başında çoban köpeÄŸi gelmekte ve günümüzde hâlâ Anadolu insanının en sadık dostlarından biri olma özelliÄŸini korumaktadır.

öylesine ki, çoban köpeklerinin geçmiÅŸini araÅŸtırmaya baÅŸladığımızdan beri, görüştüğümüz her çoban köpeÄŸi sahibinin, köpeklerinin sadakati, duygusallığı, cesareti veya zekasıyla ilgili ve bu köpeÄŸi kendileri için vazgeçilmez kılan, baÅŸlangıçta bizim de inanamadığımız, sonrasında ise alıştığımız ve hatta kendi köpeklerimizde yaÅŸadığımız öyküleri vardı. Bunların bir bölümünü sitemizin ‘Anılar, Efsaneler ve Haberler’ bölümünde okuyabilirsiniz.

çoban köpeklerinin saflıklarını büyük ölçüde koruyabilmiş olmalarının en önemli sebeplerinden biri olarak bu köpeklerin yapı itibariyle çok iri oluşları ve bu nedenle diğer tür köpeklerle çiftleşmeyi kabul etmemeleri gösterilmektedir.


Keeshond

Temel Özellikleri
Orta büyüklükte bir köpektir. Neşeli, canlı, zeki, sevimli, arsız ve daima dikkatlidir. özellikle tarandığı ve yıkandığı zaman tüylerinin güzelliği ortaya çıkar. Aile hayatına uyumlu bir köpektir.

Neler Yapar?
İyi bir yüzücüdür, Hollanda teknelerinde yıllarca her işi yapmıştır. Günümüzde insana eşlik eden arkadaş köpek olarak kullanılır. Kent hayatına uygundur ve tehlikeyi önceden sezme yeteneği sayesinde çok dikkatli bir bekçi köpeği olarak da kullanılabilir.

Kökeni
Kutup kökenlidir. Damarlarında Samoyed, Chow Chow, Norveç Geyik Avcısı ve Pomeranyalı kanı vardır. Fransız Devrimi’nin baÅŸlangıcında, Yurtsever Kees de Gyselaer’in önderliÄŸindeki avam tabakasından ve orta sınıftan Hollandalıların sembolü olmuÅŸtur.

Bu cins uzun süre ihmal edilmiÅŸ ve 1920′ye kadar popüler olmamıştır.