Güvercin Yemi Çeşitleri


Irk Güvercinleri

Irk Dağ güvercini (columba livia)bu günkü tüm ırkların ana soyu olarak ıspatlanmıştır.fakat asya kökenli tavus güvercini(kırkkuyruk) bazı ştırmacılar tarafından soyunun dağ güvercini olmadığı kanısındalar. Yaban güvercini besin kaynağı olmıyan yerler hariç dünyanın her tarafına yayılmışlardır.bugün yaban güvercinlerle evcil yinede ayırmak gerekir.avrupa asyada yaşıyan ırklarının cins güvercinlerle hiç bir akrabalıkları yoktur.yaban hayvanların evcil hayvanlara dönüşmesi ırkların çoğalması ,evcilleştirmek,eğitmek iklim koşulları ile başlayıp binlerce yıl süren gelişimde ,bu günkü ırklar meydana gelmiştir. Bizlere ulaşan güvercinler üzerine ilk bilgiler m.ö.5000.yıllarında
mısırlılardan gelmektedir,arabistan ın tarihçesinde de o zamanlar akdeniz kıyı şeridinde zevk amaçlı güvercin yetiştirildiği bilinçli şekilde çoğaltıldığı ıspatlanmıştır. Plinius.d.a -.s.23.79 yıllarında iri yetiştirildiğini (römer,kanat uzunluğu bir metre.)bu güne aktarmıştır.
o zamanlar daha çok müslümanlar yunanlılar tarafından süs yetiştirilirmiş.güvercinler üzerine avrupada ilk yazı 1555 yılında zürihte c.gesner tarafından yazılmış,ilk kitapta frankfurtta otuz sayfalık 1669.yılında basılmış.avrupada daha çok güzellik yarışmaları renk fiziki görünümüne önem verilmiş,küçük asyada da(türkiye)daha çok uçuş özellikleri beslenmiş. Hiçbir insanlar tarafından güvercinler deki gibi yeni ırklar yetiştirmek uğraşılmamış, yapıları,renk, tüydeki çizgiler ,bu yüzdende mağlesef yem yiyemiyen,yavrularını doyuramıyan ırklar bilhassa avrupada mevcut. bugün avrupada standart olarak 210 ırk kabul edilmekte,renkleride eklersek bu 2000.nin üzerinde bir sayı ortaya çıkarıyor.

CİNS GÜVERCİNİ BESLEDİĞİ KİŞİNİN KENDİSİNE ARKADAŞI OLMASINI İSTER.


Güvercinlerde Kalıtım ve Islah

bilimi (genetik) basitce, ana babanın özelliklerinin yavrulara nasıl aktarıldığını ştıran bilim dalıdır diye tanımlanır. Bu konunun iyi bilinmesi yanıt aradığımız bazı soruların acıklanmasını sağlayacaktır. konusunda bilinenler henüz sınırlıdır. Yinede, özellikle son yüzyılda bu konuda dev adımlar ılmıştır.
Canlılarla uğraşan bütün dallarda olduğu güvercin yetiştiriciliği de ıslahı çok önemli bir konudur. Zira istenen özellikte lar elde etmek kurallarını bilmek gerekir. Genellikle cularımız arasında özelliklerin ana babadan yavrulara rastgele aktarıldığı fikri yaygındır. Bir yavrunun yedi göbek uzaklıktaki dede veya ninesine benzeyebileceği söylentisi bunun kanıtıdır. Halbuki her bir özelliğ ana babadan yavruya geçme yolu farklılık gösterir. Öyleki, biz bu konuları iyi kavrarsak bazı özellikler yavruların göstereceği karakterleri tahmin edebiliriz. Konuların daha iyi anlaşılabilmesi öncelikle tüm canlılar geçerli olan kurallarına kısaca ılmasında bazı terimlerin acıklanmasında yarar vardır.
Bütün canlıların vücutları bilindiği gibi ancak mikroskopla görülebilen hücrelerden meydana gelmiştir. Bu hücrelerin her birinde, çekirdek adı verilen yapıların erisinde o canlının planı bulunur. Her bir özelliği belirleyen kromozom adı verilen iplikcikler üzerinde bulunan bölümlere gen denir. Yani genler bir araya gelip kromozomları oluşturur. Kromozomlar hücre çekirdeğinde çiftler halinde bulunurlar. Bunların biri babadan, diğeri ise anadan gelir. Genlerin kromozom üzerinde bulunduğu yere lokus adı verilir. Her canlı türünün kromozom sayısı farklıdır. Örneğ insanlarda 23 çift, sığırda 30 çift, köpekte 39 çift, arıda 16 çift güvercinde 21 çift kromozom bulunur.

DOMİNANT (BASKIN), RESSESİV (ÇEKİNİK)
Avusturyalı bir papaz olan Mendel, geçen yüzyılda bezelyeler üzerinde bazı çalışmalar yapmıştır. ştırdığı konuların değeri ölümünden sonra anlaşılmış klasik genetiğ babası olarak anılmaya başlanmştır.
Mendel, düz buruşuk tohum yapılarına sahip iki bezelye varyetesini melezleyerek bunlardan meydana gelen yeni bitkilerin tohumlarının düz olduğunu görmüştür. Halbuki bundan önce bu tür çaprazlamalardan her iki özelliğ karışımı özellikler taşıyan canlılar elde edileceğine inanılıyordu.
Burada görüldüğü gibi aynı özelliğ farklı olarak ortaya çıkmasını sağlayan genlere birbirinin alleli (eşgeni) denir. Mendelin yaptığı deneyde görüldüğü gibi düz tohumluluk geni buruşuk tohumluluk geninin etkisini göstermesini engellemiştir. Bunun gibi herhangi bir özelliği etkileyen genin, o özelliği farklı yönde etkileyen allelinin etkisini göstermesini engelliyorsa, bu gen alleli üzerine dominanttır (baskındır). Diğer gen ise (bezelyelerde buruşuk tohumluluğa yolaçan gen) resesivdir (çekinik). Buna örnek vermek gerekirse tepesizlik özelliği tepeliliğe göre dominanttır. Yani bir güvercin anasından tepesizlik genini, babasından ise tepelilik genini alırsa kendisi tepesiz olur.
Bir genin birden fazla alleli olabilir. Aynı gen bu allellerinden bazılarına göre dominantken diğerlerine göre resesiv özellik gösterebilir.
Genler genelde harflerle sembolize edilirler. Ancak bütün özelliklerin yabani formlarda görülen biçimini determine eden genler (+) ile gösterilirler.

İNTERMEDİYER KALITIM
Mendelden sonra bazı ştırmacılar bazı özelliklerin bu kurallara uymadığını belirlediler. Bu ştırmacılar yaptıkları çalışmalarda, ana babada farklı olan bir özelliğ yavrularda her ikisinin de çıkmadığını saptamışlardır. Bu şekilde yavrular bir özellik bakımından ebeveynlerin her ikisine de benzemiyor, ana babanın özelliklerinin karışımı bir durum gösteriyorlarsa buna intermediyer adı verilir. Bu şeklinde bir özelliği farklı yönde etkileyen allel genlerin etkisi eşittir.
Bu tür bir kalıtıma İspanyol kökenli Andaluz ırkı tavuğun renk ında görmek mümkündür. Bu tavuklarda siyah rengine sahip ebeveynlerden mavi rengine sahip yavrular elde edilir. Yine örnek verilmek istenirse, paçalı paçasız ana babadan tozluk yarım paça olarak adlandırılan parmakları tüysüz, ayağın diğer yerleri tüylü yavrular elde edilir. Aynı şekilde kafa kuyruğu renkli (siyah, mavi veya kırmızı olabilir) diğer yanları olan kelebek ırkı de renk ı intermediyerdir. Zira ebeveynlerden biri siyah diğeri olan ların yavruları kafa-kuyruk tabir edilen renkte olurlar. Kafası kuyruğu renkli lar birbirileriyle çiftleştirilirlerse yavrular 1/4 ihtimalle siyah, 1/4 ihtimalle 2/4 ihtimalle kafa-kuyruk renkli yavrular elde edilir.

HOMOZİGOT HETEROZİGOT
Mendelin düz buruşuk tohumlu bezelyeleri çaprazlayarak yalnızca düz tohumlu bezelyeler elde ettiğini daha önce anlatılmıştı. Daha sonra bu dölleri birbirleriyle çaprazladı. Bunlardan elde ettiği bezelyelerden ise 4te birinin buruşuk tohumlu olduğunu gördü. Buradan ilk ebeveynlerde (düz buruşuk tohumlu bezelyeler) görülen özelliklerin ikinci generasyonda ortaya çıkabileceğini ortaya koydu.
Yukarıda anlatıldığı gibi bir canlıda herhangi bir özelliği belirleyen genin alleli ile birlikte bulunması, o canlının ele alınan özellik bakımından heterozigot olduğunu gösterir. Bunun tersine yine bir özelliği belirleyen bir çift genin o özelliği aynı yönde etkileyen genler olması durumu ise homozigot olarak tanımlanır. Yani eğer bir özellik ana babadan aynı yönde etkili genler gelirse, o o özellik bakımından homozigottur denir. Aksi takdirde, yani anadan babadan bir özelliği farklı yönlerde etkileyen genler gelirse, o o özellik bakımından heterozigottur.
tepesizlik tepeliliğe dominanttır (baskın). Buna göre tepeli bir kuş ile tepesiz bir tan olma yavrular tepesiz olurlar ancak tepelilik özelliğini de taşırlar. Yani bu yavrular tepe özelliği bakımından heterozigotturlar. Bu yavruların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu yavrular 1/4 ihtimalle tepeli olur. Bu anlatılanlara dayanılarak herhangi bir özellik bakımından homozigot olan ebeveynlerden, o özellik bakımından farklı yavrular alınamaz. Yani tepesizlik özelliği bakımından homozigot olan lardan tepeli alınamaz.

Tepeli bir güvercin (cr cr ile gösterilir) ile tepesiz (+ + ile gösterilir) bir güvercinin çiftleştirilmesi sonucu tüm yavrular tepesiz olurlar ancak tepelilik genini taşırlar (cr +).

Tepeli bir güvercin ile tepesiz bir güvercinden olma yavruların aralarında çiftleştirilmesi sonucu yavrular % 25 ihtimalle tepeli.

Bir canlının herhangi bir dominant özelliği bakımından homozigot mu yoksa heterozigot mu olduğu dış görünüşünden genellikle belli olmaz. Bunun aksine ressesiv bir gen dominant alleli ile birlikte bulunamıyacağına göre (aksi takdirde dominant genin öngördüğü özellik dış yapıda görülürdü), bu genin determine ettiği özellik bakımından bu canlı homozigot demektir. Buna dayanarak bütün tepeli güvercinler bu özellik bakımından homozigottur diyebiliriz.
Herhangi bir canlıda dominant bir özelliğ homozigot halde mi yoksa heterozigot halde mi bulunduğunu anlamak ressesiv özellik taşıyan bir birey ile çiftleştirilir. Eğer bu çiftleştirmeden elde edilen yavruların hepsi dominant özelliği gösteriyorsa, dominant özelliği taşıyan ebeveynin o özellik bakımından homozigot olduğunu anlarız. Eğer aynı zamanda ressesiv özelliği gösteren yavrular da alınırsa o zaman ştırdığımız dominant özelliğ o canlıda heterozigot durumda olduğunu, yani bu canlının ressesiv özelliği de gizli olarak taşıdığını anlarız.

CİNSİYETE BAĞLI KALITIM
Memeli hayvanların aksine larda, erkekte ZZ ile gösterilen bir çift cinsiyet kromozomu, ilerde ise ZW ile gösterilen, yapısal olarak birbirinden farklı bir çift cinsiyet kromozomu bulunur. ilerde tek bir Z kromozomu olduğu , Z kromozomu üzerinde bulunan genlerin çiftleri bulunmaz. Bu kromozomlar üzerinde bulunan genlerin determine ettiği özelliklere cinsiyete bağlı özellikler (karakterler) adı verilir. Buna göre larda yavruların erkek veya i olmaları analarından Z veya W kromozomunu almalarına bağlıdır.
buna örnek, daha ileriki konularda göreceğimiz renk açma geni verilebilir. Bu gen cinsiyet kromozomları üzerinde bulunur. Bu geni taşıyan güvercinin rengi açıktır. Sarı rengi buna iyi bir örnektir. Kırmızı rengi genini taşıyan bir güvercin eğer renk açma genini de homozigot halde taşıyorsa rengi sarı olur (diğer birçok renkte de aynı durum izlenebilir). Sarı renkli aralarında çiftleştirilmeleri sonucu yalnızca sarı renkli yavrular elde edilir. Ancak şekilde de görüldüğü gibi sarı bir erkek (Zd Zd) ile kırmızı bir iden (Z+W) olan yavruların erkekleri kırmızı (Z+Zd), ileri ise sarıdır(ZdW).
Şekilde de görülebileceği gibi erkek yavrular cinsiyet kromozomlarından birini babalarından, diğerini analarından alırlar. Babalarından aldıkları cinsiyet kromozomunun üzerinde renk açma geni (d) vardır, analarından aldıkları kromozom üzerinde ise renk açma geni (+) bulunmaz. Renk açma geninin bulunmaması durumu baskın olduğu erkek yavrular kırmızı olurlar. Buna karşılık i yavrular Z kromozommunu yalnızca babalarından alabilirler. Z kromozomuyla birlikte renk açma genini de alacaklarından bunun karşılığı olmadığından, renk açma geni etkisini göstererek un sarı renkte olmasına yol açar.

KALİTATİF ÖZELLİKLER
Çevre koşullarının etkisinin hiç olmadığı çok az olduğu, yani ortaya çıkışları genetik yapıya bağlı olan özellikler kalitatif özellikler olarak adlandırılırlar. Renk, tepe, paça gibi özellikler kalitatif özelliklerdir.

GÜVERCİNLERDE TÜY RENGİNİN KALITIMI
Birçok güvercin yetiştiricisi sahip olduğu rengi çok önemlidir. Farklı ırklarda yapılan güzellik yarışmalarında ilk göze çarpan özelliklerden birisi güvercinin rengidir. renginin tonu, birden fazla renkli larda bu renklerin dağılımı çakmak (pul, tekir), çubuk (şerit, kolon) gibi işaretler güvercinin değerini belirleyen faktörlerdir.

Sarı bir erkek ile kırmızı bir iden alınabilecek yavruların dağılımı (renk açma geni d ile, alleli ise + ile gösterilmektedir).

TEMEL RENKLER
Bir güvercinin rengi sahip olduğu şu genlere göre belirlenir:
a) Temel renk geninin ne olduÄŸu,
b) Taşıdığı işaret geni,
c) Bunların dışında renge etkili olan genler.
Temel renklerden, diÄŸerleri üzerinde baskın olanı güvercini kırmızısı olarak da isimlendirilir. İşaret bulunan larda (çakmak ÅŸerit), bu iÅŸaretlerin kırmızı, diÄŸer kısımların gri olmasına yolaçar. İleride göreceÄŸimiz renk yayma geni ile birlikte bulunması halinde güvercinin kuyruk el kanat teleklerinin rengi gri, diÄŸer yerleri koyu bir kırmızı olur. Kırmızı ÅŸeritli lar birçok yörede “ÅŸekeri” adıyla anılırlar. Bundan sonra bu renkten, diÄŸer kırmızı ile karışmaması bakımından, baskın kırmızı (BA ile sembolize edilir) olarak bahsedilecektir.
İkinci temel rengimiz ise siyahtır (+ ile sembolize edilir). Siyah, en fazla karşılaşılan temel renktir. Mavi, çakmaklı, miske, sabuni, küllü, siyah galaça, siyah baska vb. hepsi siyah temel rengini taşırlar.
Üçüncü diğerlerinin her ikisine göre çekinik olan temel renk ise kahverengidir (b ile sembolize edilir). Birçok yerde bu renk çikolata olarak bilinir. Bu renge nadiren rastlanır.
Temel renkler cinsiyete bağlı bir yolu izlerler.

İŞARETLER
İşaret sözcüğü ile mavi, sabuni baskın kırmızı renkli ların kanat üzerinde bulunan cular arasında şerit, çubuk, kolon olarak isimlendirilen koyu renkli çizgiler ile çakmaklı miske larda yine kanat üzerinde bulunan pul şeklindeki koyu renkli tüyler anlaşılmaktadır. Bu iki işaret geninden pullar şerite baskındır. Her iki işarete göre ressesiv olan allelleri ise işaretsizlik genidir.
Pulların yoğunluğu da farklı işaret olarak algılanır. Öyleki, bu pulların çok sık renklerinin çok koyu olması durumunda kuş siyah olarak algılanabilir. Bunlar gerçek siyah lardan ancak kuyruğunun, özellikle yan teleklerinde maviliğ bulunması ile ayırt edilirler.
Yukarıda belirtildiği gibi yoğun pul (yoğun çakmaklı, yoğun tekir; CT ile sembolize edilir) işareti diğerlerine göre dominanttır. Bu işareti taşıyan lar hemen hemen siyah olurlar, Kanat telek tüyleri biraz daha açık renktedir. Bundan sonra normal pul (çakmaklı, tekir; C ile sembolize edilir) işareti, daha sonra şerit (+ ile sembolize edilir) bunların hepsine göre ressesiv olan allel, işaretlerin bulunmaması durumudur (c ile sembolize edilir).
Bu lokusta bulunan işaret genleri dölden döle geçerken cinsiyete bağlı olmayan bir yol izlerler.

RENK YAYMA GENİ
Dominant olan renk yayma geni S harfiyle sembolize edilir. İşaret genlerinden farklı bir lokusta olmasına rağmen bu genin varlığı işaretlerin etkisinin örtülmesini sağlar. Bir kuş renk yayma genini yalnızca anasından veya babasından dahi almış olsa, yani bu gen yeri bakımından heterozigot halde bulunması durumunda bile işaret ne olursa olsun (çakmak, şerit gibi) eğer temel renk siyahsa güvercin siyah olur; temel renk baskın kırmızı ise kuş kuyruk el kanat telekleri hariç kırmızı olur. Bu şekilde, bir özelliğ allel olmayan genlerce etkilenmesi allel olmayan genlerin birbirlerini etkilemesi genetikte epistasi olarak isimlendirilir.
Ebeveynlerin yalnızca birisinden renk yayma genini almış, yani bu gen bakımından heterozigot durumda olan bir un işaretleri belli belirsiz görülebilir. Birçok un rengindeki matlık buradan kaynaklanmaktadır.

TEMEL RENK, İŞARET RENK YAYMA GENİ ÜZERİNE ÖRNEKLER
Soru: Çakmaklı (tekir) i bir güvercin hangi temel rengi, ne durumda taşır?
Yanıt: Temel renk cinsiyete bağlı bir yolu izlediği babasından aldığı bir tek siyah genini (Z+W) taşır. Ancak bunun karşılığı olmadığı , yani anasından Z kromozomunu almadığından dolayı bu gen bakımından homozigottur.
Soru: Aynı un işaret geni nedir?
Yanıt: Bu kuş ebeveynlerinden birinden pul işaretini (C) almıştır. Ancak diğer ebeveyninden ne aldığı, un dış görünüşünden (fenotip) anlaşılamaz. Diğer gen şerit (+) veya işaretsizlik (c) olabilir. Ülkemizde yetiştirilen güvercin ırkları erisinde işaretsiz lara pek rastlanmamaktadır.
Soru: Bu renk yayma geni bakımından ne durumdadır?
Yanıt: Çakmaklı olduğuna göre, yani renginde pul işareti belli olduğu bu kuş renk yayma genini taşımaz (+ +).
Soru: Siyah erkek bir güvercin hangi temel rengi, ne durumda taşır?
Yanıt: Siyah olduğu mutlak surette ebeveynlerinin birisinden siyah temel renk genini almıştır. Diğerinden ise siyah genini de almış olabilir, kahverengi genini de almış olabilir. Yani bu gen bakımından homozigot mu yoksa heterozigot mu olduğu anlaşılamaz.
Soru: un iÅŸaret geni nedir?
Yanıt: Kuş düz siyah renkli olduğu hangi işaret genini taşıdığını bilemeyiz. İşaret genleri bakımından bütün olasılıklar geçerlidir.
Soru: Renk yayma geni bakımından bu güvercin ne durumdadır?
Yanıt: un renginin düz siyah olmasından, bu ta renk yayma geninin varlığını anlarız. Ancak renk yayma geninin dominant bir gen olması nedeniyle homozigot halde mi yoksa heterozigot halde mi olduğu anlaşılmaz.
Buraya kadar anlatılanlara dayanılarak anaları babaları bilinmeyen mavi erkek bir güvercin ile baskın kırmızı (kanat kuyruk telekleri gri) i bir güvercinin çiftleşmesinden meydana gelecek yavruların olası renklerini tahmin etmeye çalışalım:
Mavi erkek, temel renk olarak en azından birinden siyah renk genini almıştır. Tabiki, her iki ebeveynden de siyah renk genlerini almış olabilir. Bu erkek temel renk olarak yavrularına ya siyah rengini geçirecektir veya eğer diğer gen kahverengiyse bu rengi aktaracaktır (siyah temel rengi kahverengi temel rengine göre baskın olduğu bu erkek kuş siyah temel rengi ile birlikte yalnızca kahverengi temel rengini taşıyabilir). Temel renkler cinsiyete bağlı bir yolu izlediği baskın kırmızı i kuş yalnızca babasından aldığı baskın kırmızı renk genini taşır. Zira anasından cinsiyet kromozomu almaz. Bir un erkek olması hem anasından hemde babasından cinsiyet kromozomunu alması gerekir. O halde baskın kırmızı i kuş erkek yavrularına baskın kırmızı renk genini geçirir. Bu renk geni diğer temel renklerin ortaya çıkışını engellediği erkekler baskın kırmızı olur. i yavrular babalarından ya siyah temel renk genini diğer bilinmeyen temel renk genini alacaklardır.
Mavi erkeğ işaret özelliğini belirleyen genlerden birisi şerittir. Diğeri ya şerit genidir işaretsizlik genidir. Bu nedenle yavrularına ya şerit genini eğer diğeri işaretsizlik geni ise bunu geçirecektir. i un ise düz baskın kırmızı olması nedeniyle işaretleri bilinmez. Bu nedenle yavrularına hangi işareti aktaracağı da bilinimez. Bu nedenle yavruların işaret bakımından yarısının ne olacağı bilinemezken diğer yarısı şeritli olacaktır.

Mavi erkek bir güvercin ile baskın kırmızı i bir güvercinin renk genlerinin sembollerle gösterimi.

EG: Erkek Güvercin DG: i Güvercin EY: Erkek

DY: i TRG: Temel Renk Geni

İG: İşaret Geni RYG: Renk Yayma Geni
B: Baskın Kırmızı Geni S: Renk Yayma Geni
+: Yabani Formu ?: Bilinmiyor anlamında

Erkek ta renk yayma geni bulunmaz. Zira eğer bir tane dahi bulunsaydı bu un rengi siyah olmalıydı. i kuş ise düz baskın kırmızı renkte olduğu en azından bir tane renk yayma geni taşımaktadır. Yavrularına ise ya renk yayma genini geçirebilir , eğer diğer gen renk yayma geninin yabanisi ise bunu geçirebilir.
Bu anlatılanlara dayanılarak yukarıdaki tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi erkek yavruların, baskın kırmızı şeritli (şekeri) veya düz baskın kırmızı, i yavruların ise mavi, kahverengi şeritli, düz kahverengi veya siyah olabileceklerini tahmin edebiliriz.

ÇEKİNİK (RESSESİV) KIRMIZI
Taklacı güvercin ırklarında diğerlerine nazaran daha sık rastlanan bu renk baskın kırmızıdan bütün vücudunun kırmızı olması ile ayrılır. e harfi ile sembolize edilen bu gen homozigot halde bulunduğu zaman diğer renk renkle ilgili hemen hemen tüm genleri örter. Yani temel rengi, işareti, renk yayma geni ne olursa olsun e e genlerini taşıyan güvercin kırmızı olur. Aynı zamanda bu genleri taşıyan güvercinin renkleri olur.
Çekinik kırmızının ına tablo 5de bir örnek verilmiştir.

Kırmızı bir güvercin (e e) ile kırmızılık geni taşımadığı kesin olarak bilinen herhangi farklı renkli bir güvercinin (+ +) yavrularının tamamı kırmızı dışında bir renkte olurlar.
Eğer bu yavrular aralarında çiftleştirilirlerse elde edilecek yavrular 1/4 ihtimalle kırmızı 3/4 ihtimalle diğer renkten olurlar.

Bu renkteki ların birçoğunda temel rengin siyah olduğu bilinmektedir. Ancak bu durum şart değildir. Yani kırmızı renkli bir güvercinin hangi temel renk genini, hangi işareti vb. genleri taşıdığı bilinemez. Ancak kırmızı renkli yavrular elde etmek mutlaka ana babasında kırmızı renk geni bulunması gerekir. Yani tek bir kırmızı renk geni diğer renklerin etkisini örtmez.

RENK (TONUNU) AÇMA GENİ
Bu gen ile birlikte çekinik kırmızı genlerini taşıyan lar sarı olurlar. Aynı şekilde mavi lar sabuni, çakmaklı lar miske, siyah lar ise zeytini rengini alırlar.
Bu gen cinsiyete bağlı ressesiv bir yolu izler. Bu geni taşıyan yavrular yumurtadan çıkar çıkmaz tanınabilirler. Zira bunların hav tüyleri çok seyrektir.
Bu gen ile ilgili bir örnek verelim. Zeytini bir güvercinin rengini belirleyen genler şunlardır:
1. Temel renk siyah (erkekse + + veya +b, iyse +–)
2. İşaret geni bütün kombinasyonları taşıyabilir(CTCT, CTC,CT+, CTc, CC, C+, Cc, ++, +c, cc).
3. Renk yayma genini homozigot veya heterozigot halde taşır (SS, S+).
4. Çekinik kırmızı geni ya hiç bulunmaz heterozigot halde bulunabilir (++, e+).
5. Renk açma geni homozigot durumda bulunur (erkekse dd, iyse d–).


rengin ortaya çıkmasında birçok farklı gen kombinasyonu rol oynar. Bu nedenle rengin ı hakkında bilinenler henüz pek yeterli değildir. Yine aynı sebepten bir güvercin ile farklı renkte bir güvercinin çiftleştirilmesinden ne renk yavruların alınabileceğini tahmin etmek çok zordur. Bu durum özellikle rengi de olan lar daha fazla geçerlidir.
Ancak bunlardan farklı olarak ressesiv bir yolu izleyen siyah ile birlikte ortaya çıkan rengin (zwh) diğer renklerle bir ilişkisi yoktur.

ALACALIK
yanında farklı renklerde alaca renkli güvercinlerede rastlanmaktadır. Bu üzerinde bulunan renk dışındaki renkler aynı daha önce anlatılan düz renkli lardaki gibi dölden döle geçer. Ancak beyazlık hemen hemen herzaman bulunur.
Renkli kafa, kanatlar kuyruk göğüs aynen siyah gözlü beyazlarda olduğu gibi çekinik (ressesiv) bir yolu izler.
Kelebek ırkı görülen renkli kafa kuyruk (kara kuyruk, kara baş, altınbaş), intermediyer bir yolu izlemektedir. Zira bu larda siyah renkli ana babadan, kafa, kuyruk renkli yavrular elde edilmektedir. Ancak renkli ların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu yalnızca yavrular, siyahlardan ise yalnızca siyah yavrular alınabilir. Fakat kafa kuyruğu renkli ların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu , siyah kafa, kuyruğu renkli yavrular elde edilebilir.
Bunların dışında da farklı alaca renkli lar bulunmaktadır. Bunların ı konusunun oldukca karmaşık bir yol izlediği tahmin edilmektedir.

DİĞER ÖZELLİKLERİN KALITIMI


Her ne kadar uzunluğunun yolu tam anlamıyla açıklanmamış olsa da bazı çalışmalar gözlemler uzunluğunun birden fazla gene bağlı olduğunu göstermektedir. Bunun gibi tek başına etkileri küçük ancak bir araya geldiklerinde belli bir özelliği determine eden genlere eklemeli genler, bu biçimine ise çok genli adı verilir.
Buna göre kısa gagalı bir güvercin ile uzun gagalı bir güvercinin yavrularının gagaları orta uzunlukta olur. Bu yavruların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu ise farklı uzunlukta gagaya sahip yavrular elde edilir.
uzunluğunu 6 çift genin etkilediğini varsayalım. Kısa gagalı u aabbcc ile sembolize edelim bunun uzunluğunu 5 mm olduğunu düşünelim. Uzun gagalı ları ise AABBCC ile sembolize edelim uzunluğunun 17 mm olduğunu varsayalım. Bunların çiftleştirilmelerinden AaBbCc genetik yapısında yavrular elde edilir uzunlukları 11 mm olur. Buradan her baskın genin (A, B, C) uzunluğuna 2 mm etkide bulunduğunu görebiliriz. Bu yavruların çiftleştirilmelerinden ise alınacak yavruların gagalarının uzunlukları aşağıdaki tablodan da görülebileceği gibi 1/64ü 17 mm, 6/64ü 15 mm, 15/64ü 13 mm, 20/64ü 11, 14/64ü 9 mm, 7/64ü 7 mm 1/64ü de 5 mm olur.

TÜY ŞEKİLLERİ
Kuyruk şekli kuyruk telek sayısının da uzunluğunda olduğu gibi ı tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Tavus ırkı güvercinlerle normal kuyruklu çiftleştirildiği bazı ştırmalarda elde edilen melez (F1) yavruların kuyruk telek sayılarının ebeveynlerin telek sayılarının ortalaması olduğu, yani intermediyer bir yolu izlediği bildirilmektedir.

Üç farklı yerde bulunan 6 genin etkili olduğu bir özellikte, bu üç lokusta da heterozigot genotipte bulunan iki bireyin çiftleşmesinden meydana gelecek genotipler (aynı sayı ile belirtilen genotiplerin etkisi eşittir).

Paçanın intermediyer bir yolu izlediğini biliyoruz. Ancak paça şekil büyüklüklerinin farklı bir yolu izlemektedir. Paça büyüklüğü üzerinde iki genin etkili olduğu bunların tek başına bir ta bulunması normal bir paçaya, her ikisinin de bulunması halinde ise büyük paça meydana gelmektedir.
Tepe özelliği çekinik bir yolu izlemektedir.

DİĞER BAZI ÖZELLİKLER
takla atmanın genetik mekanizması üzerine yapılan ştırmalar bunun cinsiyete bağlı olmayan çekinik (ressesiv) bir gen tarafından meydana getirildiği tezini desteklemektedir. Ancak taklacı güvercin ırklarında (Mardin, Tekirdağ Yerli Taklacısı, İzmir Taklacısı vb.) görülen takla çeşitliliğine, takla atmayı determine eden genin yanında farklı lokuslarda yer alan başka genlerin de etkili olduğu görülmektedir.
kuyruk üzerinde toplanması kuyruküstünün (kuyruğun üzerinde yer alan yağ bezesi) bulunması özellikleri cinsiyete bağlı olmayan baskın bir yolu izlerler. Bunların tersi, yani düşürülmesi kuyruküstünün bulunmaması çekinik bir yolu izlemektedir.

KANTİTATİF ÖZELLİKLER
Kantitatif özellik dendiğinde ölçülebilen, görünümü yani fenotipi yalnızca genlere bağlı olmayan, ortaya çıkışı çevre koşulları tarafından etkilenen özellikler anlaşılmaktadır. Bu özelliklere örnek vermek gerekirse, boyları, ağırlıkları, takla yoğunlukları, uçuculuk özellikleri, yavrularının yeme düşme süresi gibi birçok özellik sayılabilir.
Kantitatif özellikler genellikle birden fazla gen tarafından determine edilirler. Bu nedenle yavrulara geçme mekanizmaları da oldukca karmaşıktır. Bu özellikleri determine eden genlerin durumunu doğrudan bilmeye şu an olanak olmadığı , bu konudaki çalışmalar bilimsel tahmin yöntemlerine dayanır. Bu tahmin yöntemleri uygulandığında istenen bazı kantitatif özelliklerin istediğimiz yönde iyileştirilmesi mümkündür.

GENETİK ISLAHIN TEMEL YÖNTEMLERİ
Arzulanan kalitatif veya kantitatif özelliklerin larda bir araya getirilmesi, yanı genetik ıslaha ilişkin günümüzde hayvancılıkta kullanılan bazı yöntemler bundan sonraki konularda verilecektir. Güvercinin doğal olarak diğer hayvanlardan farklı olan biyolojisinin (beslenmesi, kuluçka süresi, eşleşmesi gibi özellikler biyolojisini oluşturur) gereği bazı yöntemler önerilecektir. Ancak verilen yöntemler anahtar niteliğindedir. Her yetiştirici bu anahtarları kendi koşullarına göre istediği şekilde kullanabilir. Bunları iyi kavrayıp, kendi koşullarına uydurup, en iyi şekilde uygulayan yetiştirici bunun yararını çok kısa bir süre erisinde görecektir.

SELEKSİYON
Kelime anlamı seçmek demek olan seleksiyon, hayvancılıkta gelecek generasyonun ana babalarının (ebeveylerini) belirlenmesi demektir. Genetik ıslahta başarılı olabilmek rastgele hayvanların seçilmemesi gerekir. Bu bağlamda bütün hayvanlardan almak da uygun değildir. Başarı ikinci kural ise hedefin iyi belirlenmesidir. Bir diğer kural da ıslah edilecek materyalin (kanarya, muhabbet u, güvercin vb.) iyi tanımasıdır. Özellikle materyalin ırkını veya iyileştirmek istediğimiz özelliğini iyi bilmemiz gerekir. Ayrıca o özelliğ yolunun da belirlenmesi gerekir.
Genetik ıslahda seleksiyon başlıca şu şekillerde uygulanır.
1. Hayvanların kendi özelliklerine göre,
2. Hayvanların ana babalarının özelliklerine göre (soykütüğüne göre),
3. Hayvanların yavrularının özelliklerine göre,
4. Aile (familya) özelliklerine göre.
culukta güvercinler genellikle kendi özelliklerine göre değerlendirilirler. Halbuki yukarıda sayılan uygulamaların da dikkate alınması başarıyı arttırır. Hatta mümkünse belirtilen bu dört uygulamadan da yararlanmak gerekir.
Bu uygulamalar erisinde anılan aile özelliklerine göre seleksiyon akraba ların özelliklerinin ortalamalarına göre seleksiyon yapılmasıdır. Buna göre ele alınan özellikler bakımından ortalaması en iyi olan birbirine akraba ların tümü, iyi veya kötü olmalarına bakılmaksızın damızlığa ayrılırlar. Eğer bu şekilde yapılan seleksiyon sonucu elinizde fazla sayıda kuş bulunursa, o takdirde aileler erisindeki en iyi ları damızlıkta kullanınınz.
Öncelikle bir çift genin etkili olduğu özelliklerin larımızda sabitleşmesi hangi yolları kullanabileceğimizi görelim.

CİNSİYETE BAĞLI OLMAYAN BASKIN (DOMİNANT) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON
Olumlu yetiştiriciler açısından önemli birçok özellik cinsiyete bağlı olmayan baskın bir yolu izlemektedir. Böyle özelliklerin fenotipten (dış görünüş) homozigot halde mi yoksa heterozigot halde mi olduğunu tahmin etmek mümkün olmadığı , bu tür özelliklerin herhangi bir sürüsünde veya grubunda fikse edilmesi (sabitlenmesi) oldukca güçtür. Baskın özelliklerin genotipte heterozigot halde mi yoksa homozigot halde mi olduğunun belirlenebilmesi ancak test çiftleştirmesi sonucu mümkündür.
Test çiftleştirmesi, cinsiyete bağlı olmayan baskın gene sahip bir güvercin ile aynı özelliğe farklı bir yönde etki eden çekinik (ressesiv) bir gene sahip güvercinin çiftleştirilmesidir. Eğer bu çiftleştirmeden elde edilen yavrulardan birinde dahi çekinik özellik görülürse, baskın gene sahip ebeveynin bu gen bakımından heterozigot durumda olduğu anlaşılır. Tersi durumda, yani yavrulardan hiçbiri çekinik özelliği göstermezse baskın gene sahip un bu gen bakımından homozigot halde olduğunu anlarız. Cinsiyete bağlı olmayan baskın özelliğe sahip damızlığa ayırırsak, kümesimizde üzerinde çalıştığımız geni sabitlemiş oluruz.
Ancak yukarıda anlatılan yol oldukca zaman alıcıdır ayrıca kesin değildir. Zira bir tan heterozigot halde olduğu halde test çiftleştirmesi sonucu tesadüfen yalnızca baskın özelliğe sahip yavruların alınması mümkündür. Bu nedenle baskın özelliğ sabitleştiğine inandığınız bir sırada kümesinizde çekinik özelliğe sahip bir yavrunun görülmesi olasılığı herzaman vardır. Test çiftleştirmesinde elde edilen sayısı arttıkca başarı da artar.
Her ne kadar kesin bir sonuç vermese de, bu tür bir yöntemle çekinik genin larınızın yavrularında ortaya çıkma olasılığını azaltabilirsiniz. Biz buna bilimsel olarak bir genin frekansının düşürülmesi diyoruz.
Aynı mekanizmasına sahip bir özelliğ yetiştirdiğiniz güvercin ırkında bulunmaması durumunda ise başka bir ırktan bu özelliğ alınması oldukca kolaydır. Bu durumda yapacağınız tek şey kendi yetiştirdiğiniz ırktan, o ırkın özelliklerini en iyi temsil eden larla, farklı ırktan ancak istediğiniz cinsiyete bağlı olmayan baskın bir yolu izleyen özelliği taşıyan ları çiftleştirmektir. Bunlardan alacağınız yavruların (eğer farklı ırktan olan kuş bu özellik bakımından homozigot durumda ise) hepsi istediğimiz özelliği taşırlar. Alınan bu yavrular (F1) tekrar yetiştirdiğiniz ırk larla çiftleştirilirler. Bunlardan ise 1/2 oranında ırkınıza katmak istediğiniz geni taşıyan yavrular elde edilir. Bu yavrular melezlerin, yani F1lerin geriye çiftleştirilmesi sonucu elde edildikleri G1 ile sembolize edilirler. G1lerin tekrar yetiştirdiğiniz ırk lara verilmesinden ise G2 ile sembolize

Cinsiyete bağlı olmayan baskın bir yolu izleyen tepesizlik lehine seleksiyon (bu özellik birçok ırkta zaten sabit durumdadır, ancak örnek olarak alınması konunun anlaşılmasını kolaylaştırmak indir).

edilen yavrular elde edilir. Böylece 5-6 ak (G5 veya G6) devam edilirse, tamamen yetiştirdiğiniz ırkın özellikleriyle beraber, ayrıca başka ırklarda bulunupta kendi yetiştirdiğiniz ırkta olmasını arzuladığınız özelliği de taşıyan lar elde edebilirsiniz. Bu yöntem uygulanırken elde edilen G1, G2, G4, G5, G6 ağındaki lardan, yetiştirdiğiniz ırka taşımak istediğiniz özelliği göstermeyen lar damızlıkta kullanılmamalıdır. Ancak bu çiftleştirmelerden elde edilen ların tamamen kendi yetiştirdiğiniz ırkın özelliklerini kazandıklarına inandığınız zaman istediğiniz u damızlığa ayırırsınız veya damızlıktan çıkarırsınız.

CİNSİYETE BAĞLI BASKIN (DOMİNANT) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON
larda, bu tür bir yolu izleyen genler ilerde mutlak surette homozigot halde bulunurlar. Zira, daha önce de anlatıldığı gibi i ların cinsiyet kromozomları birbirinden farklıdır. Bu kromozomlar birbirinin homologu (eşi) değildir. Bu tür bir yolu izleyen özelliğe ait genin kromozom üzerinde alleli ile beraber bulunmasına olanak yoktur. Buraya kadar anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi söz konusu geni larımızda sabitlemek istediğimiz özelliği taşıyan i larla işe başlamak tavsiye edilir.
Bilindiği gibi şekeri rengi cinsiyete bağlı bir yolu izler. Bu rengi larınıza vermek şekeri renkli i bir güvercini kendi damızlıklarınızın en iyisi ile çiftleştirmelisiniz. Bu çiftleştirmeden elde edilen tüm erkek yavrular şekeri olurlar. i yavrular ise erkek un rengindedirler şekeri rengini taşımadıkları amaça uygun değldirler. Bu nedenle damızlıkta kullanılmazlar. Erkek yavruları ise tekrar kendi larınızın ilerinin en iyisi ile çiftleştirmelisiniz. Bu çiftleştirmeden ise elde edilen yavruların tahminen yarısı şekeri renkli olur. Yine şekeri yavruları kendi larınızın en iyileri ile çiftleştiriniz. Bu çiftleştirmede eğer yalnızce ileri kullanırsanız şekeri renkli erkek yavrular elde edersiniz. 5.-6. Generasyon sonunda elde ettiğiniz şekeri erkek ileri artık birbirleriyle çiftleştirebilirsiniz. Zira bu ların diğer özellikleri hemen hemen tamamen sizin larınıza benzer.
i kuş ile başlamanın yalnızca tavsiye olduğunu unutmayınız. Elbette erkek bir kuş ile de başlayabilirsiniz. Ancak bu takdirde bu erkek un istediğiniz özelliği homozigot halde mi yoksa heterozigot halde mi taşıdığını bilmenizde yarar vardır. Elbette ki bu özellik bakımından homozigot olan erkek bir kuş ile başlamanız, ilk çiftleştirmede tüm yavruların istediğiniz özelliği taşıması bakımından avantajlıdır.

CİNSİYETE BAĞLI OLMAYAN ÇEKİNİK (RESSESİV) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON
Ön tepe (bazı yörelerde bu özelliğe gül adı verilir) cinsiyete bağlı olmayan çekinik bir yolu izler. larınıza bu özelliğ katılması , larınıza çok benzeyen ön tepeli i veya erkek bir kuş ile kendi larınızı çiftleştiriniz. Bu çiftleştirmeden elde edilecek tüm yavruların ön tepesiz olmalarına rağmen bu özelliği taşırlar. Alınan bu yavruların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu dörtte bir oranında ön tepeli yavrular elde edilir. Alınan bu ön tepeli yavruları tekrar kendi larınızın en iyileri ile çiftleştirmelisiniz. Bu şekilde devam ederek diğer özellikleri kendi larınıza benzediğine inandığınız yerde ön tepeli ları aralarında çiftleştirerek devam edersiniz. Bu yöntem diğer yöntemlere nazaran hedefe varmak dahu uzun bir süre gerektirir.

CİNSİYETE BAĞLI ÇEKİNİK (RESSESİV) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON
Daha önce değinildiği gibi bazı açık renklerin meydana gelmesini sağlayan renk açma geni olarak isimlendirilen gen cinsiyete bağlı, çekinik bir yolu izler. Buna göre kırmızı olan larınıza sarı rengini kazandırmak istediğinizi vasayın. Bu takdirde sarı bir erkek ile işe başlamak en iyisidir. Zira sarı bir erkek kuş ile kırmızı bir iden elde edilecek i yavruların tümü sarı renkli olurlar. Bu sarı i yavruların kırmızı erkeklere verilmelerinden yalnızca kırmızı renkli yavrular elde edebiliriz bu yavruların yalnızca erkekleri renk açma geninin taşıyıcısıdırlar. Bu nedenle i yavrular sonraki aşamalar değersizdirler. Erkek yavruların tekrar kendi larınızın ilerine verilmelerinden ise alınacak i yavruların yarısı sarı renkli olur. Böylece sürdürülecek olan işlemler sonucunda birkaç generasyon sonra istediğiniz özellikleri taşıyan sarı renkli larınıza kavuşabilirsiniz.

KANTİTATİF ÖZELLİKLERİN ISLAHI
Kantitatif özelliklerin ortaya çıkışının yalnızca genlere bağlı olmadığını biliyoruz. Bu özellikler, az çok çevre koşullarından etkilenirler. Örneğ uçucu bir güvercin ırkından elde edilen yavrular zamanında yeterli süre uçurulmazlarsa, uçuculukları ebeveynleri kadar iyi olmaz. Bunun gibi birçok örnek verilebilir. Bu durumun tam tersi de sözkonusudur. Zamanında yeterince uçurulmadığından dolayı kötü uçucu olarak bilinen lardan çok iyi uçucu yavrular elde edebiliriz.
Bu nedenle anılan özellikler bakımından larımızın en iyisini seçmek oldukca zordur. Kantitatif özellikler larınızın hangisinin daha iyi olduğuna karar vermek öncelikle hepsinin aynı koşullarda yetiştirilip yetiştirilmediklerini bilmeniz gerekir.
Kantitatif bir özellik yönünden sürünüzün nasıl iyleştirilebileceğini bir örnek ile açıklamaya çalışalım. Örneğ larınızın uçuculuğunu geliştirmek istiyorsunuz. Bunun iyi uçtukları bilinen güvercinlerle başlamak en iyisidir. Ancak elinizde bulunan larda da bu özellik açısından yeterince varyasyon (farklılık) olması her zaman muhtemeldir. Öncelikle aldığınız yavruların hepsinin mümkün olduğunca eşit koşullarda büyütülmelerini sağlayın. Aynı yaşta uçurmaya başlayın. Uçurma işlemi hepsine aynı zamanı ayırınız. Bu takdirde bunların erisindeki iyi uçucuların, iyi uçma özelliklerinin genlerinden kaynaklandığı sonucuna varabiliriz. Burada unutulmaması gereken en önemli konulardan birisi, hedefe bir an önce varmak