Sığırlarda Sulama

4. Sığırlarda
Sığırlarda su eksikliği diğer besin maddelerinin eksikliğine göre daha kısa sürede ve daha şiddetli olarak ortaya çıkar ve hayvanlar bu durumdan önemli ölçüde zarar görürler. Çiftlik hayvanları içinde sağmal inekler vücut büyüklüğüne göre su gereksinimi en fazla olan hayvanlardır. Çünkü sütün yaklaşık %85-87 kadarı sudan meydana gelmektedir. Öte yandan su sığır vücudunun %60-74 kadarlık kısmını oluşturmaktadır.

Sığırların günlük su gereksinimleri hava sıcaklığı, tüketilen yemlerin nitelik ve niceliği, hayvanın fizyolojik durumu gibi birçok etmene bağlıdır. Ancak hesaplamalarda değişik yaş ve cinsiyetteki sığırlar için aşağıdaki çizelgedeki değerler kullanılabilir.

Çizelge: Süt tipi sığırlarda günlük su tüketimi. x

Yaş ( Hafta ) Canlı ağırlık xx Kondisyon Su tüketimi xx ( Litre )
4 51 GeliÅŸme 5,0-5,7
8 69 GeliÅŸme 6,0-7,6
12 93 GeliÅŸme 8,7-9,5
16 119 GeliÅŸme 11,7-13,0
20 148 GeliÅŸme 15,0-17,0
26 189 GeliÅŸme 17,1-22,7
60 354 GeliÅŸme 22,7-30,3
84 464 Gebe 30,3-37,8
1-2 YaÅŸ 454-545 Beside 30,3-34,1
2-8 YaÅŸ 545-726 Laktasyonda 37,8-94,6
2-8 YaÅŸ 545-726 Merada 17,0-34,1

Yukarıda verilen tablonun akılda tutulması oldukça güçtür. Bu nedenle pratik olarak 1 yaşına kadar sığırların günlük su gereksinimi canlı ağırlığının yaklaşık %10’u kadardır denilebilir. Bir yaşından büyük sığırlarda bu oran %6-8 kadardır. Ancak laktasyondaki inekler için bu orana göre bulunan rakama ineği günde verdiği su miktarı kadar bir ekleme yapmak gerekir.

Örneğin 600 kg canlı ağırlıktaki ve günde 30 litre süt veren bir ineğin günlük su gereksinimi: ( 600 x 0.08 ) + 30= 78 lt dir.

Sığırların önünde her zaman tüketime hazır su bulunmasından büyük yarar vardır. Böyle bir uygulama hayvanlardan en yüksek verimi elde edebilmenin yanı sıra için harcanacak zamanı da en aza indirir. Ülkemizdeki kapalı bağlı ahırların pek çoğunda bu olanak bulunmamaktadır. Bu ahırlarda suyu genellikle günde iki defa yemliğin içine salınmak suretiyle verilmektedir. Az sayıda hayvanı olan bazı işletmelerde ise su kova ile hayvanın yanına getirilmekte veya hayvanlar tek tek çözülerek küçük bir havuzdan sulanmaktadır.

Yemliğe su alınmasının çeşitli sakıncaları vardır. Bunlar;

1) Yemliğin içi ne kadar iyi süpürülürse süpürülsün suyla birlikte bir miktar ince yemler ( bunların yeme karıştırılmış olan vitamin-mineral katkıları olması ihtimali fazladır ) akıp gitmektedir.
2) Suyun iyi drene edilmediği koşullarda sulamadan sonra yemliklerle konan yemlerin yer yer fazla ıslanması sonucu bozulma olasılığı vardır.
3) Ek işgücü gereksinimi vardır.
4) Özellikle sıcak havalarda yem tüketimine karşı isteksizlik görülebilir. Bunun sonucu olarak da verimde gerileme ortaya çıkar.

Serbest sistem ahırlarda sulamanın otomatik hale getirilmesi kolaydır ve büyük masrafı gerektirmez. Bu amaçla ahırın uygun yerlerine ( çoğu kez duvar içlerine ) bir veya birkaç su yalağı yapmak ve su düzeyini bir rezervuar şamandırası ile denetime almak olanaklıdır.

Kapalı bağlı ahırlarda uygulanan otomatik suluk düzenekleri ise basınçlı şebeke suyuna doğrudan bağlı sistemler olabileceği gibi bileşik kaplar kuralına göre çalışan sistemlerde olabilir.

Bu iki sistem birbiriyle çeşitli yönlerden karşılaştırılacak olursa şu yarar ve sakıncalar görülür.

1) Sistem A nın ilk kuruluş masrafı sistem B den oldukça yüksektir.
2) Sistem A nın nitelikli malzemeden üretilmediği veya üretimde titizlik gösterilmediği takdirde sıklıkla arıza yapar ( kırılmalar, paslanma, sibobun suyu tam olarak kesmemesi veya hayvan su içerken yeterli debide su geçirmemesi gibi ). Bunların sonucu olarak yemliklerin içi suyla dolabilir veya akan su hayvanın yatacağı yeri ıslatabilir. Her iki halde de ekonomik kayıp söz konusu olduğundan bu konu sistem A nın en önemli sakıncasıdır.

Sistem A su basıncının düşmesinden daha çok etkilenir. Buna karşılık sistem B basınç düşmelerini daha kolay tolere edebilir. Böyle bir durum söz konusu ise sistem B nin sabit seviye kabının alanının geniş tutulmasında yarar vardır.

Sistem B nin içine yem parçaları düşmesi sonucu kirlenmesi ve bu yolla bir miktar yemin zayi olması sakıncası vardır. Bu nedenle 1-4 hafta aralıklarla temizlenmesi gerekir.

Sistem B de ana borunun eni az 1² tercihen 1 1/4² çapta olması suluğa giriş borularının ise 3/4² veya 1² olmasında yarar vardır. Ayrıca ana boruya 6.5 metre de bir veya yaklaşık 10 de metre bir kalorifer rekoru takılmasında yarar vardır. Böylece ana borunun herhangi bir nedenle tıkanması durumunda bu rekorlar sökülerek bradan klavuz sokmak veya basınçlı su vermek suretiyle tıkanıklık giderilebilir.

Sisitem B nin iç yüzeyi su sızdırmaz çimento ile çok iyi şaplanmalıdır. Aynı zamanda giriş borularının sulukla birleşme yerleri de sızdırmaz nitelikte olmalıdır.

Sistem B nin en önemli sakıncalarından biri de bazı hayvanların dilleri vasıtasıyla suyla oynamaları sonucunda yemliklerin içini su doldurmalarıdır. Bu durum, suluk dizaynının uygun tarzda yapılması veya böyle hayvanların ( bir besi denemesinde %2-3 kadar oldukları gözlenmiştir ) yerlerinin değiştirilmesi hatta sürüden uzaklaştırılması suretiyle kısmen veya tamamen giderilebilir.


SığırLarda BarınakLar

5. Sığır ı

5.1. Sığır ı hakkında Genel Bilgiler

Bir hayvancılık işletmesinde, hayvanların barındırıldıkları alanlara barınak adı verilir. Sığır ı ahır olarak isimlendirilir.
İşletmeler büyüdükçe ve üretim entansifleştikçe barınak sistemi artar. Bu nedenle bir işletmede uygulanacak sisteme karar vermede sadece hayvanların çevre istekleri yeterli olmaz. Bunun yanında hem kuruluş, hem de işletme aşamasındaki maliyetleri dikkate almak gerekir.
İster yeni yapılsın isterse mevcut bir yapının yeniden düzenlenmesiyle elde edilecek olsun sığır ında (ahırlarda) aranacak genel özellikler şunlardır.
:
1) Hayvanları ve çalışanları kötü hava koşullarından korumalı,
2) Hayvanların yaralanmalarına yol açmamalı, aksine hareketlerini kolaylaştırmalı,
3) Hayvanlar yem ve su gereksinimlerini karşılayabilmeli
4) Sığırların yönetilmelerinde kolaylıklar sağlanmalı
5) Çeşitli yaş gruplarından hayvanların ihtiyaçlarına cevap verebilmeli.
6) Sağımın düzgün, temiz ve kolay yapılabilmesine imkan vermeli
7) Yem depolama ve gübre biriktirme imkanlarına sahip olmalı
8) İşgücü gereksinimini en aza indirmeli,
9) Yörede bol ve ucuz bulunan malzemeleri kullanarak ve düşük maliyetle inşa edilebilmelidir.
Bir süt sığırcılığı işletmesinin ihtiyaç duyduğu binalar ve bunların büyüklüklerini yanında önemli bir iş de bunların uygun yerleşimidir. Binalar yerleştirilirken genel yerleşim planı ve iş akışı ile binaların çevreye uyumu da göz önünde tutulmalıdır. Örneğin işletmenin zamanla büyütebileceği dikkate alınarak gelişim alanı başta düşünülmelidir. Ayrıca ahır dikkate alınarak gelişim alanı baştan düşünülmelidir. Ayrıca ahır ile gübrelik, yemlik ve sağım yeri gibi diğer bütünleyici ünitelerin konumları iş gücünü verimli kullanacak şekilde belirlenmelidir. İşletme yapılarının tümü ile genel yerleşim alanı arasında bunların birbirlerine zarar vermeleri veya gelişmelerini önlemelerine yol açacak bir etkileşime izin verilmemelidir.

a) Sığır ında yer seçimi:Yetiştirici büyükbaş hayvan yetiştiriciliği için barınak yapaksa ilk bilmesi gereken konu ahırın nereye yapılacağıdır. Tesislerin kurulacağı arazinin hafif eğimli ve toprağın geçirgen olması oldukça önemlidir. İmkan var ise eğim cephesi güneye bakmalıdır. İşletme artıklarının yerleşim bölgelerinin yakınında olmamasına ve bölge hakim rüzgarlarının yönü dikkate alınarak tesislerdeki kokunun insanları rahatsıs etmemesine özen gösterilmelidir.
b) Barınaklarda Temel: Sağlam toprağın üzerine taş veya diğer inşaat malzemeleri ile barınağın temeli atılır. Temel derinliği sıcak yerlerde 30 cm, soğuk yerlerde 60 cm olmalıdır. Temel rutubete karşı tecrit maddesi ile korunursa çok iyi olur.
c) Barınaklarda Zemin: En iyi zemin tuğla ile yapılır. Bu amaç için hazırlanmış tuğlalarla çok sağlam bir zemin yapılır. Taş veya beton zemin oldukça iyidir.Taş zeminler soğuk tutar temizliği zor olur. Beton kullanılırsa önce taş döşemeli, arlarını çakıl ile doldurulup, üzerine kömür cürufu döküp iyice dövdükten sonra yüksek dozajlı betonu dökmelidir. Beton zeminde hayvanlar kayıp düşmesin diye üzerine oluklar açmayı unutmayalım. Ahırın uzunlamasına yani idrar kanalının gübre çukuruna doğru eğimi %1 olmalıdır. Durakların gübrelik ve idrar kanalına doğru eğimi %1-2 arasında olmalıdır.
d) Barınak duvarları: Duvar yapımı için tuğla, briket, betonarme, kerpiç gibi inşaat malzemeleri uygundur. Duvarların iç ve istenirse dış yüzü sıvanmalıdır. Tesis kurulacak yer 1. ve 2. Derece deprem bölgesinde ise inşaatın sağlamlığı için ne yapılması gerektiği uzmanlardan öğrenilmelidir.
e) Ahırın Yüksekliği-Çatı-Tavan: Ahırların tabandan saçaklara kadar yüksekliği tesisin bulunduğu bölgenin iklimi ve ahırdaki hayvan miktarına göre değişmekle birlikte 3-3,5 metre arasında olmalıdır. Çatı için sıcağını dışarıya dışın soğuğunu içe geçirmemelidir. Yağmur suları içeriye akmamalıdır. Doğal havalandırmamayı sağlamak için 22-25 cm lik bir çatı eğimi olmalıdır. Ahırın tavan veya çatısının naylon, ziftli bez gibi gaz geçirmeyen maddelerden kaplanması kiremit altına bu maddelerden döşenmesi havalandırma açısından çok sakıncalıdır.
f) Ahırın Kapı, Pencere Ve Bacaları İle İlgili Bilgiler: Kapılar ahşap ve metal olabilirler. Şayet kapılar büyük ise metal olması daha iyi olur. Ahırın büyüklüğüne uygun olması gerekmektedir. Kapıların kenarları keskin köşeli olmamalıdır.
Pencereler hayvanlar için gerekli olan ışık ve havayı sağlamaktadırlar. Ahırda pencere hesaplaması ahırın büyüklüğüne göre hesaplanmaktadır. Ahırdaki pencere alanı ahırın taban alanının yirmide birinden az olmamalıdır. Örnek verecek olursak 200 m²’lik bir ahırımız varsa ihtiyaç duyulan pencere alanı 10 m² hesaplanmalıdır. Pencereler vasistaslı olmalıdır. Yani çerçeve alttan menteşe ile kasaya bağlı, üstten içeriye doğru açılacak şekilde olmalıdır. Pencereler ahşap ve metalden alabileceği gibi plastikten de olabilir Pencereler hayvanların omuz yüksekliğinden en az 40-50 cm yüksekliğinde olmalıdır. Yani içeriye giren hava hayvanlar üzerinde cereyan oluşturmamalı ve dışarıya doğru olan hava akımını engellememelidir.
Ahırda biriken kirli hava havalandırma bacalarından dışarıya çıkar. Baca olmassa ahır havalanamaz. İnşaat esnasında havalandırma bacaları konulmamışsa yaklaşık 5 m de bir ve mahya açıklığının sağ ve solunda olacak şekilde çatının en yüksek yerine boyutları 25 x 25 cm az olmayacak şekilde bacalar yapılmalıdır. Bacaların üzerine yağan yağmur ve kar sularının akmaması için uygun malzemeden şapka yapılmalıdır. Birden fazla bacanın gerektiği hallerde baca kesit ve yüksekliklerinin aynı olması gereklidir. Baca etkili yüksekliğinin yeterli bir havalandırma için en az 4 metre olması gereklidir. 100m² bina taban alanı için en az bir adet baca hesaplanmalıdır. Bacanın iyi çalışabilmesi için izole malzemelerle kaplanması, çatı mahyasından itibaren baca yüksekliğinin en az 60 cm olması ve baca ucunun 15-2 cm kadar tavandan içeri girmesi gereklidir.
g) Gübre Çukuru
Gübre çukurunun boyutları hesaplanırken 500 kg canlı ağırlığında bir hayvan ortalama yılda (500 x 0,08 x 365) 14,6 ton civarında gübre ürettiği ve gübre çukurunun yılda kaç kez boşaltılabileceği gibi unsurlar göz önünde bulundurulmalıdır.
5.2. Üretim Yönlerine Göre Sığır ını Planlarken

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:
5.2.1. Süt Sığırı ı

Süt sığırı ını planlarken;

  • Hayvanlar için en uygun çevre koÅŸullarını saÄŸlayabilmeli,
  • Maliyeti olabildiÄŸince düşük olmalı,
  • Ahırımızı zamanla büyütebileceÄŸimizi düşünerek yapmalıyız,
  • Ahırımızın çeÅŸitli yaÅŸ gruplarından hayvanları barındırabilecek bölümleri olmalı,
  • Ahırda çalışanlar hem kolay ve zahmetsiz çalışabilmeli, hem de ahırımızın saÄŸlık ve korunma koÅŸulları iyi olmalıdır.

Süt sığırları için yapılacak barınaklarda süt sığırlarının çevre istekleride göz önünde tutulmalıdır. Genel olarak;
Sığırlar -18°C ile +24 °C arasındaki sıcaklığa adapte olabilirler. İnekler için en uygun ortam sıcaklığı 10-15 °C’ dir.
Ahırdaki nem oranının ise %60-80 arasında olması istenir.
Barınaklarda havalandırmanın da öneminden daha önceki konularda bahsetmiştik. Sağmal bir için saate 50 m³, bir buzağı için saate 10 m³ civarında havalandırma sağlanmalı, hayvan başına 20 m³ temiz hava ortamda bulundurulmalıdır.
Çalışanların işlerini kolaylaştırmak ve hayvanları daha kolay kontrol etmek için ise geceleri aydınlatma yapmak gerekmektedir. Aydınlatmada mümkünse floresan lambalar kullanılmalıdır. Her bir m² zemin alanı için 2,5 watt varise sağım ünitesinde her bir m² zemin alanı için 10 watt’ lık ışık kaynağı kullanılmalıdır.
5.2.2. Besi Sığırı ı

Ülkemizde bağlı duraklı ahır sistemi değişik şekillerde yaygın olarak besi içersinde kullanılmaktadır.
Türkiye’ de besiciliğe yeni başlayacak olan kişi ve kuruluşların sermayesinin büyük bir bölümünü kapalı ahır yapmak için tüketmesine gerek yoktur. Ahır olarak yağmur, rüzgar ve kardan hayvanları koruyacak yeterlidir. Genelde güney cephesi açık, yanları ve kuzey cepheleri duvarlarla bölge hakim rüzgarlarına karşı kapatılmış, üstü sundurmalı tesisler besi için yeterlidir. Besi hayvanları soğuğa karşı dayanıklıdır. Soğuk aylarda hayvanlara verilecek yemlere melas gibi yüksek enerjili maddeler katılmak suretiyle soğuğun olumsuz etkisi ortadan kaldırılmış olur.
5.3. Taban Düzenlerine Göre Sığır ı

5.3.1. Bağlı Duraklı Ahırlar

Hayvanların yem su ihtiyaçlarının karşılanması ve çoğu işletmelerde süt sağım işleri kendileri için ayrılmış duraklarda olur. Bu sistemde ineklerin bakım işleri kolay yapılır. Sığırlar kolay kontrol edilir.
- Bağlı Duraklı Ahırlarda Durak Unsurları Nasıl Olmalı
Durak genişliği 110-120 cm, durak uzunluğu 170cm olmalı.
Yemliklerin ön kenar yüksekliği 30-35 cm kalınlığı 10-12 cm civarında olmalı yani hayvan yattığı yerden yemini yiyebilmeli, yemlik tabanının en düşük noktası ahır tabanından 10-15 cm yüksekte olmalıdır.
Yemliklerde keskin köşeler bulunmamalı, yemlik yüzeyi betonu mümkün olduğuca pürüzsüz olmalı, yemliğin içten içe genişliği 60-65 cm civarında olmalıdır.
Durakları birbirinden ayırmak amacıyla uygun şekilde bükülmüş 5 cm çapında profil demir borular kullanılmamalıdır.
Suluklar ineklere diledikleri an su içme olanağı sağlanmalıdır. İki ineğe bir adet olmak üzere otomatik veya yarı otomatik suluk kullanılmalıdır.
5.3.2. Serbest Durakları Ahırlar

Bu sistemde bir için bir durak planlanır. Bu duraklarda inekler bağsız olarak dururlar ve duraklarda yemlik kısmı yoktur. Yemleme ve ahır içinde özel bir yemleme yerinde gezinme yerinme yapılmaktadır. Sağım işlemi ayrı bir bölümde yapılmaktadır.
Bu sistemde iş gücünden ekonomi sağlanmaktadır. İneklerin sağım işlemi hem kolay olmakta hem süt kalitesi yükselmektedir. Ayrıca meme ezilmeleri hemen hemen hiç görülmemektedir.
- Serbest Duraklı Ahırlarda Unsurlar
Duraklar; hayvanların ırklarına ve larına göre değişmekle birlikte durak genişliği 100-121 cm arası genişlikte ve 220-250 cm uzunlukta, hayvanların durağa baş tarafı önde girmelerin sağlanması için durakların ön kısmı kapalı ve durak gübre kanalına doğru %1-2 eğimli olmalıdır.
Servis yolu, 300-350 cm genişlikte olmalıdır.
Suluklar, 10-15 ineğe bir otomatik veya yarı otomatik suluk hesaplanmalı, suluklar yemliklere çok yakın olmamalıdır.
Yemlikler, yemlik uzunluğu hesap edilirken başına en az 70 cm genişlik hesaplanmalıdır. Hayvanların yemlik tarafına geçmelerini önlemek amacıyla yemlik koruyucu yapılmalıdır. Yemliklerin ön kenar yüksekliği 50 cm kalınlığı 10-12- cm civarında olmalıdır. Yemlik koruyucuların zeminden yüksekliği 120 cm olmalı koruyucunun enine üst kısmı sabit, enine alt kısmı hareketli olmalıdır. Hareketli kısımda çelik halat kullanılır.
5.3.3. Serbest Ahırlar

5.4. Barınaklarda Bulunması Gereken Bölümler

5.4.1. Sağım Ünitesi

Serbest duraklı ahır sisteminde, sağım yeri işletmenin hayvan kapasitesine göre, işletmenin iş akışını kolaylaştıracak bir bölümde inşa edilmeli ve hayvanların sağım yerine girip çıkmaları fazla müdahaleye gerek kalmadan sağlanmalıdır. Bağlı duraklı ahır sisteminde genellikle hayvanların duraklarda sağılmasını sabit sağım sistemleri kullanılmaktadır.
5.4.2. Doğum Locası

Bir için yemlik ve suluğa sahip olması şartıyla 12-14 m² lik aln gereklidir.
5.4.3. Buzağı Bölmeleri, ı

Süt sığırı yetiştiriciliğinde ların sağlıklı büyütülmeleri önemlidir. Buzağı ölümlerinin önemli bir kısmı doğumu takip eden ilk günlerde ve süt emme döneminde olmaktadır. Bunun sebebi büyük oranda kötğü çevre şartlarıdır. Süt emme döneminde sağlıklı büyüyen lar, daha sonra sağlıklı ve verimli olurlar. lar özellikle hayatının ilk haftalarında ahırlarında ve diğer lardan ayrı, tek ya yeterli büyüklükteki özel bölmelerde barındırılmalıdırlar. Sütle besleme dönemi sonuna kadar ların birbirinden ayrı bırakılıp beslenmesi; birbirlerini sindirim sistemlerinde kıl yumaklarının oluşmasını engellediği gibi, hastalıklarının yayılmasının da önüne geçebilir. Bölmelerde bir kesif yem kabı, kuru ot için bir yemlik ve suluk koymak için de ayrı bir kısım olmalıdır. Buzağı bölmeleri sabit ve hareketli olabilir. Tabanda idrar asla biriktirilmemelidir. Bunun için taban eğimli yapılmalıdır. ların birbirini yalamamaları için bölmeler arası uygun bir malzemelerle kapatılmalıdır. En önemlisi bölmeler aydınlık, havalandırılabilir olmalı ve lar hava cereyanından mutlaka korunmalıdır.
5.4.4. Açıkta Seyyar Buzağı Kulübeleri

Eskiden lar ahırda anasının yanında havasız yerlerde büyütülmektedir. Buralarda ahırın kirli havasını solumakta, birbirleriyle ve kirli şeylerle temas hainde olmaktadır. Bu nedenle başta solunum sistemi ve ishal olmak üzere birçok hastalığa yakalanmaktadır.
Açıkta seyyar kulübeler, sürekli temiz hava, temiz kulübe, Ferdi halde tutulduklarından yemleme ve gelişmenin iyi takip edilmesi, hastalıkların hemen belirlenmesi,istendiği yere taşınması, temizliğinin kolay olması, işçiliğin az olması gibi bir çok avantajı söylenebilir. Bugün, Araştırma Enstitülerinde ve bazı Tarım İşletmelerinde lar açıkta seyyar kulübelerde yetiştirilmektedir. Seyyar kulübeler, Ahşap, metal, plastik vb. malzemelerden basit ve ucuza yapılabilmektedir. Dolayısıyla sabit yatırım masrafları da azaltılmış olur.
Açıkta seyyar kulübelerde lar dört mevsimde ve her türlü hava şartlarında dışar da yetiştirilebilir.
- ların Kulübelerde Bakım Beslenmesi
lar doğduktan hemen sonra anasından ayrılır. Gerekli müdahaleler yapıldıkta sonra hazır kulübelere konur. Buzağı biberonları ile günlük bir iki sefer Ağız sütü verilir. Böylece lar kolayca suni emzirmeye alıştırılmış olduğu gibi, içip içmediği de kontrol edilmiş olur. Herhangi bir problem erkenden tespit edilmiş olur.
Daha sonra lara canlı ağırlıklarını %10’ u kadar süt sabah ve akşam verilmelidir. Bazı buzağı besleme programları bulunmasına karşılık pratik olarak, sabah ve akşam ikişer litreden dört litre sütten kesime kadar verilmelidir. Sütlerin ısısı vücut sıcaklığına yakın olmalıdır. Aksi halde ishale yakalanabilirler. Sütler emzikli kovalarla yada lar hazırlanmış biberonlarla verilebilir. Bir haftalıktan itibaren kuru ot yada yonca, buzağı büyütme yemi ve su önlerine konulmalıdır. Günlük süt verilirken yem ve suları kontrol edilir. Altlıkları değiştirilir.
Sütten kesim için şu üç kurala göre karar verilebilir;
Canlı ağırlığa göre; hedeflenen canlı ağırlığa gelmiş lar sütten kesilebilir.
a göre ; istenen aylık (2-3 ay arası) a Ulaşanlar sütten kesilebilirler.
Sütten kesildiğinde yeteri kadar yem yiyebileceklerine kanaat getirildiği zaman sütten kesilebilirler. Bunu 4-5 gün yedikleri günlük yem takip edilir, yeteri kadar günlük yem yiyebiliyorsa sütten kesilir.
Sütten kesilen hayvanlar kulübeden çıkarılıp, istenen şekilde yetiştirilip barındırılabilir. Her mevsimde ayni şekilde yetiştirilebilir.
- Açıkta Seyyar Kulübelerin Yapısı
Kulübeler 110 x 110 x 110 cm boyutlarında, kapalı yanları çitle çevrili gezinti alanına sahiptir. Yemlik ve suluk açık kısımda bulunmaktadır. Yağışlara karşı korunur durumda olmalıdır. Tabanı, ahşaptan ızgaralı olup altlık serilmesinde yarar bulunmaktadır. Kulübeler kuzey tarafı kapalı, rutubetsiz, drene edilmiş alanlara, yönleri güneye dönük yerleştirilmelidir.
5.4.5. Genç Hayvan Büyütme Üniteleri

Her bir hayvana büyüklüğüne bağlı olarak 30-60-cm yemlik uzunluğu gereklidir.
10-15 hayvanlık bir bölmeye bir adet otomatik suluk konmalıdır.
Yemlik ön kısım yüksekliği 40-50 cm civarında olmalıdır.
Hayvan başına 2,5 m² lik alan yeterlidir.
Hayvanlar bölme içersinde serbest olmalıdır.
Bir hayvancılık işletmesinde, hayvanların barındırıldıkları alanlara barınak adı verilir. Sığır ı ahır olarak isimlendirilir.
İşletmeler büyüdükçe ve üretim entansifleştikçe barınak sistemi artar. Bu nedenle bir işletmede uygulanacak sisteme karar vermede sadece hayvanların çevre istekleri yeterli olmaz. Bunun yanında hem kuruluş, hem de işletme aşamasındaki maliyetleri dikkate almak gerekir.
İster yeni yapılsın isterse mevcut bir yapının yeniden düzenlenmesiyle elde edilecek olsun sığır ında (ahırlarda) aranacak genel özellikler şunlardır.
:
1) Hayvanları ve çalışanları kötü hava koşullarından korumalı,
2) Hayvanların yaralanmalarına yol açmamalı, aksine hareketlerini kolaylaştırmalı,
3) Hayvanlar yem ve su gereksinimlerini karşılayabilmeli
4) Sığırların yönetilmelerinde kolaylıklar sağlanmalı
5) Çeşitli yaş gruplarından hayvanların ihtiyaçlarına cevap verebilmeli.
6) Sağımın düzgün, temiz ve kolay yapılabilmesine imkan vermeli
7) Yem depolama ve gübre biriktirme imkanlarına sahip olmalı
8) İşgücü gereksinimini en aza indirmeli,
9) Yörede bol ve ucuz bulunan malzemeleri kullanarak ve düşük maliyetle inşa edilebilmelidir.
Bir süt sığırcılığı işletmesinin ihtiyaç duyduğu binalar ve bunların büyüklüklerini yanında önemli bir iş de bunların uygun yerleşimidir. Binalar yerleştirilirken genel yerleşim planı ve iş akışı ile binaların çevreye uyumu da göz önünde tutulmalıdır. Örneğin işletmenin zamanla büyütebileceği dikkate alınarak gelişim alanı başta düşünülmelidir. Ayrıca ahır dikkate alınarak gelişim alanı baştan düşünülmelidir. Ayrıca ahır ile gübrelik, yemlik ve sağım yeri gibi diğer bütünleyici ünitelerin konumları iş gücünü verimli kullanacak şekilde belirlenmelidir. İşletme yapılarının tümü ile genel yerleşim alanı arasında bunların birbirlerine zarar vermeleri veya gelişmelerini önlemelerine yol açacak bir etkileşime izin verilmemelidir.
a) Sığır ında yer seçimi:Yetiştirici büyükbaş hayvan yetiştiriciliği için barınak yapaksa ilk bilmesi gereken konu ahırın nereye yapılacağıdır. Tesislerin kurulacağı arazinin hafif eğimli ve toprağın geçirgen olması oldukça önemlidir. İmkan var ise eğim cephesi güneye bakmalıdır. İşletme artıklarının yerleşim bölgelerinin yakınında olmamasına ve bölge hakim rüzgarlarının yönü dikkate alınarak tesislerdeki kokunun insanları rahatsıs etmemesine özen gösterilmelidir.
b) Barınaklarda Temel: Sağlam toprağın üzerine taş veya diğer inşaat malzemeleri ile barınağın temeli atılır. Temel derinliği sıcak yerlerde 30 cm, soğuk yerlerde 60 cm olmalıdır. Temel rutubete karşı tecrit maddesi ile korunursa çok iyi olur.
c) Barınaklarda Zemin: En iyi zemin tuğla ile yapılır. Bu amaç için hazırlanmış tuğlalarla çok sağlam bir zemin yapılır. Taş veya beton zemin oldukça iyidir.Taş zeminler soğuk tutar temizliği zor olur. Beton kullanılırsa önce taş döşemeli, arlarını çakıl ile doldurulup, üzerine kömür cürufu döküp iyice dövdükten sonra yüksek dozajlı betonu dökmelidir. Beton zeminde hayvanlar kayıp düşmesin diye üzerine oluklar açmayı unutmayalım. Ahırın uzunlamasına yani idrar kanalının gübre çukuruna doğru eğimi %1 olmalıdır. Durakların gübrelik ve idrar kanalına doğru eğimi %1-2 arasında olmalıdır.
d) Barınak duvarları: Duvar yapımı için tuğla, briket, betonarme, kerpiç gibi inşaat malzemeleri uygundur. Duvarların iç ve istenirse dış yüzü sıvanmalıdır. Tesis kurulacak yer 1. ve 2. Derece deprem bölgesinde ise inşaatın sağlamlığı için ne yapılması gerektiği uzmanlardan öğrenilmelidir.
e) Ahırın Yüksekliği-Çatı-Tavan: Ahırların tabandan saçaklara kadar yüksekliği tesisin bulunduğu bölgenin iklimi ve ahırdaki hayvan miktarına göre değişmekle birlikte 3-3,5 metre arasında olmalıdır. Çatı için sıcağını dışarıya dışın soğuğunu içe geçirmemelidir. Yağmur suları içeriye akmamalıdır. Doğal havalandırmamayı sağlamak için 22-25 cm lik bir çatı eğimi olmalıdır. Ahırın tavan veya çatısının naylon, ziftli bez gibi gaz geçirmeyen maddelerden kaplanması kiremit altına bu maddelerden döşenmesi havalandırma açısından çok sakıncalıdır.
f) Ahırın Kapı, Pencere Ve Bacaları İle İlgili Bilgiler: Kapılar ahşap ve metal olabilirler. Şayet kapılar büyük ise metal olması daha iyi olur. Ahırın büyüklüğüne uygun olması gerekmektedir. Kapıların kenarları keskin köşeli olmamalıdır.
Pencereler hayvanlar için gerekli olan ışık ve havayı sağlamaktadırlar. Ahırda pencere hesaplaması ahırın büyüklüğüne göre hesaplanmaktadır. Ahırdaki pencere alanı ahırın taban alanının yirmide birinden az olmamalıdır. Örnek verecek olursak 200 m²’lik bir ahırımız varsa ihtiyaç duyulan pencere alanı 10 m² hesaplanmalıdır. Pencereler vasistaslı olmalıdır. Yani çerçeve alttan menteşe ile kasaya bağlı, üstten içeriye doğru açılacak şekilde olmalıdır. Pencereler ahşap ve metalden alabileceği gibi plastikten de olabilir Pencereler hayvanların omuz yüksekliğinden en az 40-50 cm yüksekliğinde olmalıdır. Yani içeriye giren hava hayvanlar üzerinde cereyan oluşturmamalı ve dışarıya doğru olan hava akımını engellememelidir.
Ahırda biriken kirli hava havalandırma bacalarından dışarıya çıkar. Baca olmassa ahır havalanamaz. İnşaat esnasında havalandırma bacaları konulmamışsa yaklaşık 5 m de bir ve mahya açıklığının sağ ve solunda olacak şekilde çatının en yüksek yerine boyutları 25 x 25 cm az olmayacak şekilde bacalar yapılmalıdır. Bacaların üzerine yağan yağmur ve kar sularının akmaması için uygun malzemeden şapka yapılmalıdır. Birden fazla bacanın gerektiği hallerde baca kesit ve yüksekliklerinin aynı olması gereklidir. Baca etkili yüksekliğinin yeterli bir havalandırma için en az 4 metre olması gereklidir. 100m² bina taban alanı için en az bir adet baca hesaplanmalıdır. Bacanın iyi çalışabilmesi için izole malzemelerle kaplanması, çatı mahyasından itibaren baca yüksekliğinin en az 60 cm olması ve baca ucunun 15-2 cm kadar tavandan içeri girmesi gereklidir.
g) Gübre Çukuru
Gübre çukurunun boyutları hesaplanırken 500 kg canlı ağırlığında bir hayvan ortalama yılda (500 x 0,08 x 365) 14,6 ton civarında gübre ürettiği ve gübre çukurunun yılda kaç kez boşaltılabileceği gibi unsurlar göz önünde bulundurulmalıdır.
5.2. Üretim Yönlerine Göre Sığır ını Planlarken

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:
5.2.1. Süt Sığırı ı

Süt sığırı ını planlarken ;

  • Hayvanlar için en uygun çevre koÅŸullarını saÄŸlayabilmeli,
  • Maliyeti olabildiÄŸince düşük olmalı,
  • Ahırımızı zamanla büyütebileceÄŸimizi düşünerek yapmalıyız,
  • Ahırımızın çeÅŸitli yaÅŸ gruplarından hayvanları barındırabilecek bölümleri olmalı,
  • Ahırda çalışanlar hem kolay ve zahmetsiz çalışabilmeli, hem de ahırımızın saÄŸlık ve korunma koÅŸulları iyi olmalıdır.

Süt sığırları için yapılacak barınaklarda süt sığırlarının çevre istekleride göz önünde tutulmalıdır. Genel olarak;
Sığırlar -18°C ile +24 °C arasındaki sıcaklığa adapte olabilirler. İnekler için en uygun ortam sıcaklığı 10-15 °C’ dir.
Ahırdaki nem oranının ise %60-80 arasında olması istenir.
Barınaklarda havalandırmanın da öneminden daha önceki konularda bahsetmiştik. Sağmal bir için saate 50 m³, bir buzağı için saate 10 m³ civarında havalandırma sağlanmalı, hayvan başına 20 m³ temiz hava ortamda bulundurulmalıdır.
Çalışanların işlerini kolaylaştırmak ve hayvanları daha kolay kontrol etmek için ise geceleri aydınlatma yapmak gerekmektedir. Aydınlatmada mümkünse floresan lambalar kullanılmalıdır. Her bir m² zemin alanı için 2,5 watt varise sağım ünitesinde her bir m² zemin alanı için 10 watt’ lık ışık kaynağı kullanılmalıdır.
5.2.2. Besi Sığırı ı

Ülkemizde bağlı duraklı ahır sistemi değişik şekillerde yaygın olarak besi içersinde kullanılmaktadır.
Türkiye’ de besiciliğe yeni başlayacak olan kişi ve kuruluşların sermayesinin büyük bir bölümünü kapalı ahır yapmak için tüketmesine gerek yoktur. Ahır olarak yağmur, rüzgar ve kardan hayvanları koruyacak yeterlidir. Genelde güney cephesi açık, yanları ve kuzey cepheleri duvarlarla bölge hakim rüzgarlarına karşı kapatılmış, üstü sundurmalı tesisler besi için yeterlidir. Besi hayvanları soğuğa karşı dayanıklıdır. Soğuk aylarda hayvanlara verilecek yemlere melas gibi yüksek enerjili maddeler katılmak suretiyle soğuğun olumsuz etkisi ortadan kaldırılmış olur.
5.3. Taban Düzenlerine Göre Sığır ı

5.3.1. Bağlı Duraklı Ahırlar

Hayvanların yem su ihtiyaçlarının karşılanması ve çoğu işletmelerde süt sağım işleri kendileri için ayrılmış duraklarda olur. Bu sistemde ineklerin bakım işleri kolay yapılır. Sığırlar kolay kontrol edilir.


Resim 5.1. Bağlı duraklı bir ahır.

- Bağlı Duraklı Ahırlarda Durak Unsurları Nasıl Olmalı
Durak genişliği 110-120 cm, durak uzunluğu 170cm olmalı.
Yemliklerin ön kenar yüksekliği 30-35 cm kalınlığı 10-12 cm civarında olmalı yani hayvan yattığı yerden yemini yiyebilmeli, yemlik tabanının en düşük noktası ahır tabanından 10-15 cm yüksekte olmalıdır.
Yemliklerde keskin köşeler bulunmamalı, yemlik yüzeyi betonu mümkün olduğuca pürüzsüz olmalı, yemliğin içten içe genişliği 60-65 cm civarında olmalıdır.
Durakları birbirinden ayırmak amacıyla uygun şekilde bükülmüş 5 cm çapında profil demir borular kullanılmamalıdır.
Suluklar ineklere diledikleri an su içme olanağı sağlanmalıdır. İki ineğe bir adet olmak üzere otomatik veya yarı otomatik suluk kullanılmalıdır.
5.3.2. Serbest Duraklı Ahırlar

Bu sistemde bir için bir durak planlanır. Bu duraklarda inekler bağsız olarak dururlar ve duraklarda yemlik kısmı yoktur. Yemleme ve ahır içinde özel bir yemleme yerinde gezinme yerinme yapılmaktadır. Sağım işlemi ayrı bir bölümde yapılmaktadır.


Resim 5.2. Serbestı duraklı bir ahır.

Bu sistemde iş gücünden ekonomi sağlanmaktadır. İneklerin sağım işlemi hem kolay olmakta hem süt kalitesi yükselmektedir. Ayrıca meme ezilmeleri hemen hemen hiç görülmemektedir.
- Serbest Duraklı Ahırlarda Unsurlar
Duraklar; hayvanların ırklarına ve larına göre değişmekle birlikte durak genişliği 100-121 cm arası genişlikte ve 220-250 cm uzunlukta, hayvanların durağa baş tarafı önde girmelerin sağlanması için durakların ön kısmı kapalı ve durak gübre kanalına doğru %1-2 eğimli olmalıdır.
Servis yolu, 300-350 cm genişlikte olmalıdır.
Suluklar, 10-15 ineğe bir otomatik veya yarı otomatik suluk hesaplanmalı, suluklar yemliklere çok yakın olmamalıdır.
Yemlikler, yemlik uzunluğu hesap edilirken başına en az 70 cm genişlik hesaplanmalıdır. Hayvanların yemlik tarafına geçmelerini önlemek amacıyla yemlik koruyucu yapılmalıdır. Yemliklerin ön kenar yüksekliği 50 cm kalınlığı 10-12- cm civarında olmalıdır. Yemlik koruyucuların zeminden yüksekliği 120 cm olmalı koruyucunun enine üst kısmı sabit, enine alt kısmı hareketli olmalıdır. Hareketli kısımda çelik halat kullanılır.
5.3.3. Serbest Ahırlar

5.4. Barınaklarda Bulunması Gereken Bölümler

5.4.1. Sağım Ünitesi

Serbest duraklı ahır sisteminde, sağım yeri işletmenin hayvan kapasitesine göre, işletmenin iş akışını kolaylaştıracak bir bölümde inşa edilmeli ve hayvanların sağım yerine girip çıkmaları fazla müdahaleye gerek kalmadan sağlanmalıdır. Bağlı duraklı ahır sisteminde genellikle hayvanların duraklarda sağılmasını sabit sağım sistemleri kullanılmaktadır.
5.4.2. Doğum Locası

Bir için yemlik ve suluğa sahip olması şartıyla 12-14 m² lik aln gereklidir.
5.4.3. Buzağı Bölmeleri, ı

Süt sığırı yetiştiriciliğinde ların sağlıklı büyütülmeleri önemlidir. Buzağı ölümlerinin önemli bir kısmı doğumu takip eden ilk günlerde ve süt emme döneminde olmaktadır. Bunun sebebi büyük oranda kötğü çevre şartlarıdır. Süt emme döneminde sağlıklı büyüyen lar, daha sonra sağlıklı ve verimli olurlar. lar özellikle hayatının ilk haftalarında ahırlarında ve diğer lardan ayrı, tek ya yeterli büyüklükteki özel bölmelerde barındırılmalıdırlar. Sütle besleme dönemi sonuna kadar ların birbirinden ayrı bırakılıp beslenmesi; birbirlerini sindirim sistemlerinde kıl yumaklarının oluşmasını engellediği gibi, hastalıklarının yayılmasının da önüne geçebilir. Bölmelerde bir kesif yem kabı, kuru ot için bir yemlik ve suluk koymak için de ayrı bir kısım olmalıdır. Buzağı bölmeleri sabit ve hareketli olabilir. Tabanda idrar asla biriktirilmemelidir. Bunun için taban eğimli yapılmalıdır. ların birbirini yalamamaları için bölmeler arası uygun bir malzemelerle kapatılmalıdır. En önemlisi bölmeler aydınlık, havalandırılabilir olmalı ve lar hava cereyanından mutlaka korunmalıdır.
5.4.4. Açıkta Seyyar Buzağı Kulübeleri

Eskiden lar ahırda anasının yanında havasız yerlerde büyütülmektedir. Buralarda ahırın kirli havasını solumakta, birbirleriyle ve kirli şeylerle temas hainde olmaktadır. Bu nedenle başta solunum sistemi ve ishal olmak üzere birçok hastalığa yakalanmaktadır.
Açıkta seyyar kulübeler, sürekli temiz hava, temiz kulübe, Ferdi halde tutulduklarından yemleme ve gelişmenin iyi takip edilmesi, hastalıkların hemen belirlenmesi,istendiği yere taşınması, temizliğinin kolay olması, işçiliğin az olması gibi bir çok avantajı söylenebilir. Bugün, Araştırma Enstitülerinde ve bazı Tarım İşletmelerinde lar açıkta seyyar kulübelerde yetiştirilmektedir. Seyyar kulübeler, Ahşap, metal, plastik vb. malzemelerden basit ve ucuza yapılabilmektedir. Dolayısıyla sabit yatırım masrafları da azaltılmış olur.


Resim 5.3. Açıkta seyyar buzağı kulübeleri.

Açıkta seyyar kulübelerde lar dört mevsimde ve her türlü hava şartlarında dışar da yetiştirilebilir.
- ların Kulübelerde Bakım Beslenmesi
lar doğduktan hemen sonra anasından ayrılır. Gerekli müdahaleler yapıldıkta sonra hazır kulübelere konur. Buzağı biberonları ile günlük bir iki sefer Ağız sütü verilir. Böylece lar kolayca suni emzirmeye alıştırılmış olduğu gibi, içip içmediği de kontrol edilmiş olur. Herhangi bir problem erkenden tespit edilmiş olur.
Daha sonra lara canlı ağırlıklarını %10’u kadar süt sabah ve akşam verilmelidir. Bazı buzağı besleme programları bulunmasına karşılık pratik olarak, sabah ve akşam ikişer litreden dört litre sütten kesime kadar verilmelidir. Sütlerin ısısı vücut sıcaklığına yakın olmalıdır. Aksi halde ishale yakalanabilirler. Sütler emzikli kovalarla yada lar hazırlanmış biberonlarla verilebilir. Bir haftalıktan itibaren kuru ot yada yonca, buzağı büyütme yemi ve su önlerine konulmalıdır. Günlük süt verilirken yem ve suları kontrol edilir. Altlıkları değiştirilir.
Sütten kesim için şu üç kurala göre karar verilebilir;
Canlı ağırlığa göre; hedeflenen canlı ağırlığa gelmiş lar sütten kesilebilir.
a göre ; istenen aylık (2-3 ay arası) a Ulaşanlar sütten kesilebilirler.
Sütten kesildiğinde yeteri kadar yem yiyebileceklerine kanaat getirildiği zaman sütten kesilebilirler. Bunu 4-5 gün yedikleri günlük yem takip edilir, yeteri kadar günlük yem yiyebiliyorsa sütten kesilir.
Sütten kesilen hayvanlar kulübeden çıkarılıp, istenen şekilde yetiştirilip barındırılabilir. Her mevsimde ayni şekilde yetiştirilebilir.
- Açıkta Seyyar Kulübelerin Yapısı
Kulübeler 110 x 110 x 110 cm boyutlarında, kapalı yanları çitle çevrili gezinti alanına sahiptir. Yemlik ve suluk açık kısımda bulunmaktadır. Yağışlara karşı korunur durumda olmalıdır. Tabanı, ahşaptan ızgaralı olup altlık serilmesinde yarar bulunmaktadır. Kulübeler kuzey tarafı kapalı, rutubetsiz, drene edilmiş alanlara, yönleri güneye dönük yerleştirilmelidir.


Resim 5.4. Seyyar buzağı kulübesinin ölçüleri.

5.4.5. Genç Hayvan Büyütme Üniteleri

Her bir hayvana büyüklüğüne bağlı olarak 30 - 60 cm yemlik uzunluğu gereklidir.
10 - 15 hayvanlık bir bölmeye bir adet otomatik suluk konmalıdır.
Yemlik ön kısım yüksekliği 40 - 50 cm civarında olmalıdır.
Hayvan başına 2,5 m² lik alan yeterlidir.
Hayvanlar bölme içersinde serbest olmalıdır.


Sığırlarda Yaş BeLirleme

Düzenli kayıt tutulan işletmelerde sığırların yaşının belirlenmesi kolaydır. Ancak elde bu türden bilgiler bulunmadığı zaman sığırların yaşı dişlerine ve oluşumlarına bakılarak yapılabilir. Dişlerin durumu ırka ve yemlemeye bağlı olarak az-çok sapma gösterme de 5 yaşına kadar olan hayvanlarda oldukça güvenilir sonuçlar vermektedir. Ergin bir sığırın ağzında 32 tane kalıcı diş bulunur. Bunların isimleri ve diziliş biçimleri çizelgede verilmiştir.

SAÄž
N P C I I C P N
Üst Çene 3 3 C I I C 3 3
Alt Çene 3 3 0 4 4 0 3 3

I= kesici
2 tane ön kesiciler, 2 tane I. ortalar, 2 tane II. Ortalar, 2 tane son kesiciler
C= köpek dişleri
P= ön azı dişleri
M= ard azı dişleri

Genç sığırların ağzındaki dişlerden 20 tanesi hayatının değişik evrelerinde sırasıyla değişir ve yerlerine kalıcı çıkar. Değişmeyen dişiler 6 tane üst çenede olmak üzere toplam 12 tane ard azı dişleri’ dir. Geçici ve kalıcı dişlerin çıkışına alt takvim yaklaşık olarak çizelgede olduğu gibidir.

Çizelge: Sığırda dişlerin çıkış takvimi
Dişin Adı Çıkış Zamanı
Geçici ön Doğumdan önce
Geçici I. Ortalar Doğumdan önce
Geçici II ortalar Doğum-ilk 7 gün içinde
Geçici son kesiciler Doğum ilk 15 gün içinde
Kalıcı ön kesiciler 1.5-2 yaş arasında
Kalıcı I. Ortalar 2-2.5 yaş arasında
Kalıcı II. Ortalar 3 yaşında
Kalıcı son kesiciler 3.5-4 yaş arasında
Geçici köpek dişi Yoktur
Kalıcı köpek dişi Yoktur
Geçici ön azı dişleri (12 tane) Doğum-ilk 21 gün içinde
Kalıcı ön azı dişleri I 2-2.5 yaşında
Kalıcı ön azı dişleri II 1.5-2.5 yaşında
Kalıcı ön azı dişleri III 2.5-3 yaşında
Kalıcı ard azı dişleri I 5-6 aylık iken
Kalıcı ard azı dişleri II 1-1.5 yaşında
Kalıcı ard azı dişleri III 2-2.5 yaşında

9.1 Sığırda Dişlere Bakılarak Yaş
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

Sığırların yaşı kesici dişlerine bakılarak belirlenir. Çizelgeden anlaşılacağı üzere sığırın üst çenesinde kesici diş yoktur. Alt çenedeki 8 kesici dişin geçici veya kalıcı oluşuna bakılarak 5 yaşına kadar yaş belirlenmesi yapılabilir. Daha lı sığırlarda ise yaşın belirlenmesi bu dişlerdeki aşınma bakılarak yapılır.

9.1.1. Beş Yaşına Kadar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

6-8 günde: Son kesici süt dişleri hariç diğer kesici (6 tane) çıkmıştır. birbiri üzerine binmiş durumdadır ve diş etleri mavimtrak-kırmızı renktedir. Ayrıca diş etleri dişleri örter durumdadır.

2 Haftalıklarda: Son kesici süt dişleri de çıkmış ve ya çıkmak üzeridir. Dişlerin birbiri üzerine binmiş durumları ortadan kaybolmuştur. Ön kesicilerde diş eti çekilmiştir.

3 Aylıklarda: Son kesiciler diş yayı seviyesine ulaşmıştır.

1 Yaşında: Diş taçları küçülmüş, dişlerin kökleri meydana çıkmıştır.

1 Yaş 9 Aylıklarda: Ön kesici süt dişleri düşer.

2 Yaşında: Ön kalıcı çıkmış ve diş yayı seviyesine ulaşmıştır. İki yaşında bir sığırın ağzında 2 tane (sağ ve solda olmak üzere kalıcı kesici diş bulunur)

2 ½ Yaşında: I. Orta kesici süt dişleri düşmek üzeredir ve ya düşmüştür.

3 Yaşında: I orta kalıcı çıkmış ve diş yayı seviyesine ulaşmışlardır. Üç yaşındaki bir sığırın ağzında 4 tane kalıcı kesici diş bulunur.

3 ½ Yaşında: II. Orta kesici süt dişleri düşmek üzere ve ya düşmüştür.

4 Yaşında: II. Orta kalıcı çıkmış ve diş yayım seviyesine ulaşmışlardır. Dört yaşındaki bir sığırın ağzında 6 tane kalıcı kesici diş bulunur.

4 ½ Yaşında: Son kesici süt dişleri düşmek üzere ve ya düşmüşlerdir.

5 Yaşında: kalıcı son çıkmış ve normal boylarına ulaşmıştır. Beş yaşında bir sığırın ağzında 8 tane kalıcı diş mevcut olup, ağzında hiç kesici süt dişi yoktur.

9.1.2. Beş Yaşından Büyük Sığırlarda Yaş
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Beş yaşından büyük sığırlarda yaş kalıcı kesici dişlerin kenarları ve diş yüzeylerinde meydana gelen aşınmalara bakılarak yapılır. Ancak bu şekilde yaş tayini yapabilmek için deneyim ve göz alışkanlığı da gerekir.

5 ½ -6 Yaş : Bu lar arasında kalıcı son kesici dişlerin ön kenarı ve ön kesicilerin dile bakan yüzeyleri yarıya kadar aşınmıştır.

7 yaşında : Ön kesiciler tamamen aşınmıştır. I. Ve II. Orta kesicilerin dile bakan yüzeylerinde aşınma diş yüzünün yarısına kadar ilerlemiştir.

8 yaşında : I. Orta kesicilerin dile bakan yüzü tamamen aşınmıştır.

9 yaşında : II. Orta kesicilerin dile bakan yüzü tamamen aşınmıştır.

10 yaşında : Ön ve orta kesicilerde açınma yüzeyi dört köşe olur ve aynı zamanda diş yıldızı görülebilir.

12 yaşında : Kesici dişlerin aşınma yüzeyi yuvarlaklaşmaya başlar.

14 yaşında : Ön ve orta kesicilerin taç kısımları tamamen aşınmıştır, yalnızca son kesicilerin taç kısmında aşınma tam değildir. Kesici dişlerin aşınma yüzleri gittikçe ikizkenar üçgen şeklini alır.

15 yaşında: Kesici yuvarlak ve küçük birer diş haline gelirler.

9.2. İneklerde Boynuzlara Bakarak Yaş
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]

İneklerde her doğumdan sonra boynuzlarda bir halka meydana gelir. Bunun nedeni gebeliğin son dönemlerinde ve süt veriminin en yüksek olduğu dönemde beslenme dengesinin bozulmasıdır. İneğin boynuzundaki her halka bir lamaya (yaklaşık 1 yıla) işarettir. Halkalar sayılır ve halka sayısına bu ineğin ilk doğumunu yapıncaya kadar geçen 2-3 yıllık süre eklenirse ineğin yaşı ortaya çıkar. Örneğin boynuzunda 4 halka bulunan bir 6-7 larında sayılmalıdır. Boynuzların yanı sıra de incelenecek olursa daha kesim bir tahmin yapılabilir.

Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı gibi boynuzlardan yaş yalnız ineklerde yapılabilir. Boğalar için süt üretimi söz konusu olmadığından bunların boynuzlarında yaş halkalarının düzgün olarak belirlenmesi beklenemez.

İneklerde boynuzlara bakarak yaş belirlenmesi, ancak hayvanların düzenli beslendiği ve lama aralığının yaklaşık 1 yıl olduğu sürelerde doğru sonuç verir. Hayvanların yılda 1-2 dönem aç kaldığı veya lama aralığının ortalama olarak 400 günün üzerinde olduğu sürülerde yapılacak tahminlerin yanıltıcı olması kaçınılmazdır.


SığırLarda Boynuz Giderme

Boynuzlu sığır ırklarında , hayvana iyi bir görünüş kazandırdığı halde yetiştiricilikte boynuzların varlığı istenmez. Modern sığır yetiştirirciliğinde hayvanları boynuzsuz olarak büyütmek birçok ekonomik ve pratik faydalar sağlamaktadır.

Boynuzlu hayvanlar genellikle kavgacı olurlar. Bunlar arasında lider olma ev sürüdeki hayvanlara karşı üstünlük sağlama eğilimi vardır. Birbirleri ile sık sık dövüşen böyle hayvanlar arasında yaralanma ve etlerinin değeri de düşer. İneklerde en önemli yaralanmalar süt aynası üzerinde olur. Serbest ahırlarda yem yemekte olan inekler başka hayvanların darbelerine maruz kalabilirler. Bu durumlarda süt aynası yaralanabilir ve büyük bir olasılıkla mastitin şekillenir. Sonuçta meme körelebilir. Bazen de vulva çevresi yaralanır. İneklerde darbesi sonucu yavru atmalar görülür ve önemli ekonomik kayıplar ortaya çıkar. kırılması da oldukça sık karşılaşılan sakıncalardan birisidir.

Boğaların saldırgan olması halinde bundan en çok bakıcıları zarar görür. Çünkü boğalar genellikle bireysel bölmelerde barındırılırlar ve sürüdeki diğer sığırlarda teması seyrektir. Ancak yemleme, gübre temizliği ve aşım zamanlarında bakıcıların kendilerine yaklaşmaları gerekmektedir. Bu durumlarda bakıcılar için tehlike söz konusudur. Boğanın boynuzsuz olması bu tehlikeyi önemli ölçüde azalmaktadır. Boynuzları giderilmemiş boğaların yönetimleri güçleştiği zaman kesilerek elden çıkarılmaları kaçınılmazdır. Bu durumdaki boğa damızlık değeri yüksek bir hayvan ise önemli bir ekonomik kayıp söz konusu olur.

Genellikle boynuzlu hayvanlar birbirlerinin rahatlıkla yem yemelerine engel olurlar. Sürüde bu nedenle ortaya çıkan verim düşüklüğü görülür. Özellikle kaba yemleri aldıkları sırada birbirlerini kovalamaya çalıştıklarında otları çevreye dağıtırlar ve yem kaybına neden olurlar.

Boynuzlu hayvanlar, boynuzsuzlara göre ahırda ve taşıma araçlarında daha fazla yer tutarlar. Belli uzunluktaki yemlikten daha az sayıda boynuzlu hayvan faydalanabilir.

Boynuzlu hayvanların bakıcıları tarafından yönetilmeleri de zor olduğundan işletmede iş gücü kaybı meydana gelir.

Sığırlarda boynuzsuzlaştırma genetik ve teknik uygulamalarla yapılabilir.

10.1. Genetik Yöntem

Sığırlarda boynuzsuzluk dominanttır. Bu nedenle sürüde genotipik olarak boynuzsuz boğa kullanmak suretiyle yavruların bir kısmının veya tamamen boynuzsuz olmalarını sağlamak olanaklıdır. Boynuzsuz boğa kullanıldığında doğacak yavruların en az % 50’si boynuzsuz olmaktadır. Eğer inekler de boynuzsuz olanlardan seçilirse doğacak yavruların en az % 75’i boynuzsuz olacaktır. Ancak hiçbir yerde sadece boynuzsuz olduğu için bir boğanın kullanılması önerilemeyeceğinden genetik yolla boynuzsuzlaştırma pek uygulanan bir yöntem değildir. Çünkü boynuzdan önce, başta süt verimi olmak üzere ekonomik önemi olan pekçok seleksiyon kriteri vardır.

10.2. Teknik Yöntemler

Teknik olanaklarla yapılan boynuzsuzlaştırmalarda mekanik ve kimyasal yöntemler kullanılmaktadır.

10.2.1. Mekanik yöntemler

Bunlar genel olarak, hayvanda belirdikten sonra çeşitli gereçler yardımı ile yapılan boynuzsuzlaştırma işlemlerini kapsar. Dağlama, bunlar içinbde en kolay uygulanabilen ve hayvana en az acı veren bir yöntemdir. Dağlama bu amaçla geliştirilmiş olan ve şebeke cereyanı veya akü ile çalışan özel aletlerle yapılır. Bir aylıktan iki aylığa kadar olan lara uygulanır. Buzağı ayakları bağlanarak yan yatırılır ve bir kişi dizi ve bir eliyle hayvanı yere bastırırken diğer eliyle nın burun kısmını sıkıca kavrar. Operatör önceden kızdırmış bulunduğu havyayı düğmesinin üzerine bastırır. 3-5 saniye sonra dairesel olarak sağa sola döndürmek suretiyle deri tabakasının yüzük biçiminde kesilmesini sağlar. Alışkın bir el bunu kolayca hisseder. Daha sonra düğmesi yine kızgın havyanın ucu ile kanırtılarak yerinden çıkarılır. Aynı işlem diğer düğmesine de uygulanır ve operasyon sonuçlanır.

İki aylıktan büyük hayvanların boynuzlarının giderilmesi için hayvanın yaşına ve buna bağlı olarak boynuzların gelişme durumuna göre tüpü, kaşığı, makası, pensi ve testeresi kullanılmaktadır. Ayrıca embriyoton teli ile lı ineklerin boynuzlarını dipten kesme olanağı da vardır. Ancak bu şekilde boynuzsuzlaştırma büyük hayvanlara uygulandığı için oldukça zordur. Aşırı kanamalar sorun çıkarabilir.

Boynuzları yaralayıcı etkilerini azaltmak için de uygulanan bazı yöntemler vardır. Bunlardan ilki sivri uçlu bir boynuzu, ucundan 3-4 cm’ lik bir kısmını kesmek suretiyle kütleştirmektir. Böylece boynuzun vuracağı yeri delme yeteneği kaybolur ve yalnızca darbe etkisi kalır. Ancak bu uygulamayı yaparken boynuzu daha aşağılardan kesmemek gerekir. Aksi halde aşırı kanamalar olmaktadır. Böyle durumlarda kesilen damarın sıcak demirle dağlanarak kanın durdurulması gerekir. Boynuzları denetim altına almanın diğer bir yolu da büyümekte olan boynuzların biçimini değiştirmektedir. Uygulamada, bu amaca uygun olarak hazırlanmış her biri bir pound (453 gram) ağırlıkta metal parçaları kullanılır. Silindirik yapıdaki bu ağırlıklar kıskaçları yardımıyla uçlarına tutturulur. Boynuzlar büyüdükçe ağırlıların etkisiyle açığa doğru yönlenirler. Böylece hayvanın vurmak için başını aşağıdan yukarıya savurması veya sağa sola sallaması halinde boynuzlar daha az tehlikeli olurlar.

10.2.2. Kimyasal yöntem

Bir haftalıktan üç haftalığa kadar larda kimyasal yolla boy