At yetiştiriciliği

ın Kökeni
Evcil ın kökenini przewalski ve tarpan adı verilen yabani atlar teşkil eder.
Przewalski: Yabani moğol ı.
Cidago (bel yüksekliği) 130 cm. İri başlı, iri kemikli, kalın boyunlu, kuvvetli, kırmızımtırak esmer renkli. Soğuk kanlı ırklarının atasıdır.
Tarpan: Cidago 130 cm. İnce yapılıdır. Donu (rengi) sincabi. Sıcakkanlı ırklarının atasıdır.

ın Evciltilmesi
, milattan önce 3000′li yıllarda evciltilmiştir. İlk olarak Et ve sütünden yararlanılmıştır. Sırayla iş hayvanı, harp hayvanı olmuş, günümüzde de zevk ve spor için yetiştirilmektedir .

Irkları
Dünyada 170 adet ırkı vardır.
Soğuk kanlı ırkları: Genel olarak iri ve ağır vücutlu, kasları fazla gelişmiş, sakin ve ağır hareketli atlardır. Çeki güçleri iyidir. Sıcak kanlı atlara göre erken gelişirler. Soğuk iklim hayvanıdırlar. Örnek: İngiliz ı
Sıcak kanlı ırkları: Daha ufak yapılı ve hafiftirler. Hareketlidirler. Soğuk kanlılara göre geç gelişirler. Sıcak iklim hayvanıdırlar. Örnek: Arap ı
Arap ı
Cidago yüksekliği: 145-155 cm.
Don: En çok AL, KIR, DORU görülmekte. Ender olarak YAĞIZ don mevcut.
Yürüyüş: Adi yürüyüşte dar adım atar. Tırıs ve dörtnalda alçak adım.
Kullanıldığı yerler: Çeki, binek, yarış.
Özellikleri: Sağlam görünüşlü, canlı, yüksek kalıtsal güçlüdür. Dayanıklıdır. 3-4 ay boyunca günde 70-80 km. yol alabilir.
Gelişim: 3 yaşında gelişmesini tamamlar. Damızlık yaşı 4′ tür.
Üreme özellikleri: Erkeklerde doğum ağırlığı 44-47 kg.
Dişilerde doğum ağırlığı 42-45 kg.
Yavruların yaşama oranı %94-95
Gebelik süresi 334-342 gün

Ergin ağırlığı 470-500 kg
Ergin kısrak ağırlığı 450-480 kg
İngiliz ı
Kombine melezleme yöntemi ile hız yönünde ıslah yapılarak 250-300 yılda oluşturulmuştur. Türkiye’de ilk defa İstanbul Veli Efendi Çayırında 1922′de koşmuştur.
Cidago yüksekliği: 165-170 cm.
Don: En çok AL, DORU görülmekte. Ender olarak KIR, YAĞIZ don mevcut.
Kullanıldığı yerler: Yarış ıdır. Hız özelliğinin kalıtım derecesi (h2) 0,35′tir.
Özellikleri: Adaptasyon yeteneği yüksektir. Kısa mesafeyi çok hızlı koşar.
Gelişim: Damızlık yaşı 4′ tür.
Üreme özellikleri: Doğum ağırlığı 40-45 kg.
Östrüs (kızgınlık) siklusu 23-24 gün
Östrüs (kızgınlık) süresi 5-7 gün
Gebelik süresi 330-340 gün

Hafflinger ı
Cidago yüksekliği: 130-140 cm.
Don: Sadece AKKANAT
Kullanıldığı yerler: İş ve çeki ı.
Özellikleri: İyi huylu, sağlam görünüşlü, sakin mizaçlı, kanaatkar, zayıf meraları iyi değerlendirebilen, kaba yem seven, hastalıklara mukavim, veteriner ve ilaç masrafı olmayan, güçlü, yüksek döl ve süt verimli. Çocukları çok sever.
Gelişim: Damızlık yaşı 4′ tür.
Erkeklerde ağırlık: 440 kg
Dişilerde ağırlık: 433 kg


Akhal teke Atları

TÜRÜN TARİHÇESİ : Güzel ,zarif ve çok yönlü Akhal – Teke atları ; ırkları içerisinde Sovyet ülkeleri dışında günümüze değin çok fazla tanınmamaktaydı. Bu inanılmaz tür hızı rahat yürüyüşü akıllılığı, eğitilebilirliği, dayanıklılığı ile günümüzde anavatanı ve Rusya dışında da hak ettiği önemi kazanmıştır.

Yaşayan en eski ırkı olan akhal – teke sıra dışı fiziksel gücünü ve duyarlı kişiliğini orta asya ülkelerinin kendine özgü doğa koşullarından almıştır. Akhal – teke kanı birçok modern ırkının gelişimini etkilemiştir. Ancak yinede yüzyıllar boyu kendine has özelliklerini ( safkanlığını ) koruyabilmiştir.

Akhal – Teke orijini Rusya nın kuruluşundan 3000 yıl öncesine dayanır. Akhal – Teke sanıldığının aksine Ilık kanlı değil Soğukkanlı kategoride yer alır. Ataları: Massaget , Parthian , Nisean , Persian , Türkmen ve son olarak da Akhal – teke dir.

Güney Türkmenistan da yapılan araştırmalar sonucu uzun boylu güzel bir kemik yapısına sahip MÖ. 2400 yıllarına ait iskelet kalıntıları bulunmuştur. Irkın ismi ise ancak 19. yılların sonlarına doğru anlaşılmıştır. İki kelimeden oluşan ismin anlamı : AKHAL adı ; bugünkü Türkmenistan da eski Pers imparatorluğunun da bir parçası olan Kopet dağlarının eteklerinde bulunan bir vaha’ dan gelmektedir. Teke ise ; Türkmen kabilelerinden sonra bölgeye egemen olan ve yüzyıllarca Türkmen ı yetiştiren göçebe boy’unun adıdır.

Yörenin coğrafyası da bu ırkın sıra dışı özelliklerine katkıda bulunmuştur. Orta Asya tarihi boyunca sürekli değişen egemenlikler, ( Ticaretler ve Savaşlar ) Akhal vadisine ulaşamamıştır. Teke kabilesi hazar denizinin batısında yer alan dağların güneyinde ve Çölün kuzeyine yerleşmişti. Bu doğal korumalı bölge burada yetiştirilen bu atların genetik özelliklerinin korunmasını sağlamıştır. Bölgenin sert iklim koşulları ( Kara kum çölü bölgenin % 90 nı teşkil etmektedir.) aşrı sıcak , kuru soğuk ve kuraklık bu ırkın dayanıklılığını geliştirmiştir. Atların iyi beslenmesi için taze otlar yılın sadece birkaç ayında bulunmaktaydı. Evcilleştirilmiş Türkmen atları koyun yağı ile karıştırılmış tahıl ile beslenerek hayatta kalmayı başardılar.

Türkmen kültürüne göre iyi bir binicisinin ölümü ile yaşamı arasındaki farkı ayırt edebilmeliydi. Akhal – teke sahibi için büyük bir kişisel onur kaynağı ve ailesinin değişmez bir parçasıydı. Soğuk havalarda üzerine battaniye örtülür ve elle beslenirdi. Boyun aksesuarları ve takılarla süslenirdi. Akhal – tekeler de sahiplerine yakın bağlanır ve kendisine nasıl davranıldığı konusunda duyarlıdır.

Akhal – teke’nin Rusya ile bağdaştırılması 500 yıl önce bu atların Rusya ya getirilmesi ile başlamıştır. Ruslar bu ata ; uzun boylu, değerli asya ı anlamına gelen ve Türkçe kökenli olan ARGAMAK adını vermişlerdi. Rusya da en iyi damızlık atlar bu ırktan kullanılmıştır. BOINOU ı günümüzde yetiştirilen akhal – teke lerin atasıdır. Rus askerlerinin Akhal – teke atlarına ilgisi Türkmenlerin ata bağımlı geleneksel yaşam biçimlerinden gelmiştir. Ruslar bu ırkı geliştirmek ve irileştirmek için İngiliz safkanları ile çiftleştirmiş ancak bu girişim başarısızlıkla neticelenmiştir. Eski Sovyetler birliğinde birçok ırkı da aynı sonucu paylaşmıştır. Savaşların baskısı , iç savaş , açlık ve eşitsizlik akhal – teke’nin sayısını ve genetik yapısını etkilemiştir. Komünist rejimin bireysel sahiplenmeye getirdiği yasaklar sonucu yetiştiriciliği de yasaklanmış bunun sonucu Akhal – teke’nin Sovyetler birliğinde gelişimi ve önemi kaybolmuştur.

AKHAL – TEKE nin KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ :

Akhal – tekenin eşsiz bir görünümü vardır. Başka hiçbir cinsinde onun karakteristik ayırıcı özellikleri görülmemektedir. Kafası uzun ve geniş bir alnı vardır. Manalı bakan iri badem gözleri , dar ve dik kulakları uzun ve yüksek bir boynu vardır. Vücudu uzun ve eğimli , dar bir göğsü uzun ve güçlü bacakları vardır. Kas yapısı mükemmeldir. Birçok rengi vardır, yaygın olarak yağız ve dorudur. En belirgin özelliği ışıkta parlayan ve değişen metalik altın rengidir. Üç alt türü vardır. 1). Gelishikili , Peren ve kaplan orijini atlardır. Yukarıda sayılan tüm özelliklere tamamen uyan türdür.

2). Karlavach ve El orijini atlar. Daha küçük yapılı fakat daha hızlı koşan bir türdür.

3). Arab ve Dor bayram orijini. Daha güçlü bir gövdesi vardır. Dayanıklılığı ile bilinir. Günümüzde bu ırkın 17 farklı orijini vardır, bunlardan 12 tanesi Boinov’a dayanır.

Akhal – Teke ının yüksekliği 157,6 cm. dir. 1993 de değişik ülkelerde bulunan akhal – teke atları üzerinde bir çalışma yapılmıştır. Bunların 88’i Türkmenistan , 51’i Rusya , 21’i Kazakistan dadır. Buna göre cidago yüksekliği 159,2 cm ye uzadığı belirlenmiştir.


Amerikan benekli Atları

AMERİKAN BENEKLİ ATLARI

TÜRÜN TARİHÇESİ ve ORİJİNİ : İspanyol fatihlerinin soyundan gelen , Amerikanın batı bölümünün bir parçası olmuşlardır. Evcilleştirildikten sonra çalışma kabiliyetleri ve dayanıklılıkları ile kovboyların sürü işlerinde kullanılmışlardır. Amerikan yerlileri, bu beneklerin kutsal işaretler olduğuna inanmaktaydı. Yıllar geçtikçe, vahşi batının dağlık bölgelerine uyum sağlamak için atletik yapılarının gelişmesine rağmen renkleri ve benekleri değişmedi. Bu gelişme benekli atlara mükemmel bir serbest biniş, çiftlik, rodeo, iz sürme, yarış, gösteri ve çocukların yakın arkadaşı olma unvanını kazandırdı.

CİNSİN ÖZELLİKLERİ : Çok yönlü yapıları vardır. genelde güçlü kemikli ve iyi dengeli atlardır. Boynundaki ve kafasındaki benekler de ayrı bir güzellik katar. ın renkli derisi soyunu belirler. Çünkü en önemli özellikleri bu beneklerdir. Beneklerin şekilleri sonsuz farklı biçimde olabilir. Derileri daima beyaz ve bilinen diğer renklerinden birinin kombinasyonu şeklindedir. Benekler yuvarlak hatlı olup, göğüsten boyuna doğru uzanır. Genelde Tobiano’ların yan taraflarında koyu renkler hakimdir. Kuyruk ise çoğunlukla iki renklidir. Overo’ların derisi de koyu veya beyaz olabilir. Ancak Overo’larda beyaz renk ın kürek kemiği ile kuyruğunu geçmez. Ayrıca Overo’ların kafalarında geniş beyaz lekeler vardır ve kuyrukları tek renklidir. Bu atları ilgi çekici yapan lekelerinin genetik yapısının hala anlaşılamamış olmasıdır. Her ın lekesi diğerinden farklıdır.


Amerikan Mustang Atları

AMERİKAN MUSTANG ATI

Mustang kelimesi İspanyolca da “sahipsiz, başıboş” anlamına gelen mesfeno kelimesinden gelir. Bu kelime Birleşik Devletlerdeki vahşi atları anlatmak için oldukça uygundur.

Modern yaklaşık olarak 3 milyon yıl önce evrimleşti ve bu yarıküreden yaklaşık 10000 yıl önce kayboldu. ın Kuzey Amerika’ya dönüşü Cortes ve De Soto kaşiflerinin Morocco Barbı, Portekiz Sorraiası ve İspanyol Andalusianı olan müthiş atlara binerek gelmeleriyle olmuştur.

Pueblo Kızılderilileri ata binmeyi öğrenmiş ve bu yeteneği diğer kabilelere de geçirmişlerdir. 1680 yılında Kızılderililer İspanyol kurallarına karşı isyan etmişler ve İspanyollar bu hızlı geri çekilme ile binlerce ı arkalarında bırakmışlardır. Kızılderililer bu sürülerini toplamış olabilirler. Ancak onların özgürce koşmalarını tercih etmişlerdir. İspanyol yerleşim bölgelerine baskınlar düzenleyip atları çalmak çok daha kolaydı. Kızılderili baskınlarını durdurmak için İspanyol hükümeti sağlam sürülerini Yeni Dünyaya getirdi. Kızılderililerin ‘vahşi’ atların peşine düşecekleri ve İspanyolları rahat bırakacakları umuluyordu.

10000lerce İspanyol ı Rio Grand’e götürüldü ve bu atlar 200 yıllık bir süre içinde sahipsiz vahşi atlar haline geldiler. Bu atlar zamanla çiftçilerden ve kovboylardan kaçmış araba ve binek atlarıyla birleşerek sayılarını 1900 yılında 2milyona ulaştırdılar.

Çiftçiler sığır sürülerine yer açabilmek için bu atları öldürmeye başladılar. Bunun ardından 1970 yılında sadece 17000 kaldı. “Mustang”lar Batının tarihi ve öncü ruhunu temsil eden canlı sembollerdir. 1971 yılında “Vahşi Özgür Kurultayı” oluşturulmuştur. Halka açık çiftliklerde yaklaşık 41000 mustang’ın bulunduğu tahmin ediliyor ve bunların sadece çok azı İspanyol kanı taşımaktadır.

TÜRÜN ÖZELLİKLERİ: Mustangler tüm şekil, renk, boy ve türde olabilirler. Ortalama uzunlukları 142cm.dir ancak 130cm. veya 160cm. olanlarını da sıklıkla görebilirsiniz. Renkli, Palomino, Appolosa, Buckskin ve yağız renkte olanlar türün gelişimi esnasında zaman içinde oluşmuş türlerdir ancak bunlar da yaygın olarak görülür.